Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir? Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir? Kalp Krizinde İlk Yardım!

Kalp krizi, kalp kasına kan taşıyan koroner damarların aniden tıkanması sonucu kalp dokusunun yeterli oksijen alamamasıyla ortaya çıkan acil bir durumdur. Bu tıkanıklık genellikle damarda oluşan pıhtı veya plak yırtılması nedeniyle meydana gelir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 330.046
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Kalp Krizi Nedir?

Kalp krizi, tıbbi adıyla miyokard enfarktüsü, kalp kasını besleyen koroner damarlardan birinde kan akımının ciddi biçimde azalması veya tamamen kesilmesi sonucunda ortaya çıkan acil bir sağlık durumudur. Kalp kası yeterli oksijen alamadığında hasar oluşmaya başlar. Bu nedenle kalp krizinde erken tanı ve hızlı müdahale büyük önem taşır.

Kalp krizinin en sık nedeni koroner damarların ateroskleroz nedeniyle daralması ve bu bölgedeki plağın çatlaması sonrasında pıhtı oluşmasıdır. Oluşan pıhtı damarı kısmen veya tamamen tıkayabilir. Kalbin hangi bölgesinin etkilendiği, tıkanıklığın ne kadar sürdüğü ve damarın ne ölçüde kapandığı kalp kasındaki hasarın derecesini belirleyebilir.

Kalp krizi her zaman aniden başlayan çok şiddetli göğüs ağrısıyla ortaya çıkmayabilir. Bazı kişilerde belirtiler daha hafif olabilir ve mide rahatsızlığı, nefes darlığı, halsizlik veya terleme gibi şikâyetler ön planda görülebilir. Özellikle ileri yaşta, kadınlarda ve diyabeti bulunan kişilerde belirtiler daha farklı seyredebilir.

Doç. Dr. Emrah ERMİŞ kalp krizi geçiren bir hastanın acile nasıl başvuracağını, kalp krizinin en temel belirtilerini, kalp krizi durumunda yapılması gereken müdahaleleri aşağıdaki videoda detaylı bir şekilde ele alıyor.

 

 

Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir?

Kalp krizinin en tipik belirtilerinden biri göğüste baskı, sıkışma, ağırlık veya ağrı hissidir. Ağrı göğüs kemiğinin arkasında hissedilebilir ve kola, omuza, sırta, boyuna, çeneye veya karın bölgesine yayılabilir. Bazı kişiler ağrıyı göğsün üzerinde ağır bir yük varmış gibi tarif edebilir.

Kalp krizinde görülebilecek diğer belirtiler arasında nefes darlığı, soğuk terleme, çarpıntı, baş dönmesi, mide bulantısı, hazımsızlık hissi, belirgin halsizlik ve ani yorgunluk bulunur. Belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişebilir ve her kişide tüm belirtiler bir arada görülmeyebilir.

Özellikle dinlenmeyle geçmeyen veya tekrarlayan göğüs ağrısı ciddi değerlendirilmelidir. Göğüs ağrısına nefes darlığı, terleme, bayılma hissi veya bulantı eşlik ediyorsa acil tıbbi yardım alınması gerekir.

Uykuda Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir?

Kalp krizi kişi uyurken de gelişebilir. Uykuda başlayan bir kalp krizinde kişi göğüste baskı veya ağrı nedeniyle uyanabileceği gibi nefes darlığı, yoğun terleme, çarpıntı veya huzursuzluk hissiyle de uyanabilir.

Bazı kişiler gecenin ortasında açıklanamayan mide bulantısı, ani halsizlik, sırt veya çene ağrısı gibi daha az tipik belirtiler yaşayabilir. Belirtilerin hafif olması kalp krizi olmadığı anlamına gelmez.

Özellikle uykudan uyandıran yeni başlayan göğüs ağrısı, göğüste sıkışma veya nefes darlığı göz ardı edilmemelidir. Kalp krizinde belirtiler kişiden kişiye değişebildiği için yalnızca ağrının şiddetine göre değerlendirme yapılmamalıdır.

Kalp Krizi Çeşitleri Nelerdir?

Kalp krizleri, koroner damardaki tıkanıklığın derecesine ve kalpte oluşturduğu elektriksel değişikliklere göre farklı şekillerde sınıflandırılabilir. Klinik uygulamada en sık kullanılan sınıflandırmalardan biri STEMI ve NSTEMI ayrımıdır.

STEMI, koroner damarda genellikle tam veya tama yakın tıkanıklık sonucunda gelişen ve kalp kasında daha geniş bir alanın etkilenebildiği kalp krizi türüdür. Elektrokardiyografide belirgin değişiklikler görülebilir ve kan akımının mümkün olan en kısa sürede yeniden sağlanması gerekir.

NSTEMI durumunda ise damar tamamen tıkanmamış olabilir ancak kalp kasına ulaşan kan ve oksijen miktarı ciddi biçimde azalmıştır. Kalp kasında hasar oluşur ve kan testlerinde troponin gibi kalp kası hasarını gösteren değerler yükselebilir. Kalp krizi türünün belirlenmesinde kişinin belirtileri, EKG bulguları, kan testleri ve gerekli görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir.

Kalp Krizi Nedenleri Nelerdir?

Kalp krizinin en önemli nedeni, kalbi besleyen koroner damarlarda gelişen aterosklerozdur. Damar duvarında zaman içinde kolesterol ve diğer maddelerin birikmesiyle plak adı verilen yapılar oluşabilir. Bu plaklardan birinin çatlaması kan pıhtısının oluşmasına ve damarın tıkanmasına yol açabilir.

Kalp Krizi Nedenleri Nelerdir?

 

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, diyabet, fazla kilo, hareketsiz yaşam ve ileri yaş koroner damar hastalığı riskini artıran faktörler arasındadır. Ailede erken yaşta kalp ve damar hastalığı öyküsü bulunması da risk açısından önem taşıyabilir.

 

Daha nadir olarak koroner damar spazmları veya damarın farklı nedenlerle ani şekilde tıkanması da kalp kasına giden kan akışını bozabilir. Kalp krizinin nedeni ve damar yapısı kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Kalp Krizini Tetikleyen Şeyler Nelerdir?

Kalp krizi çoğunlukla koroner damarlardaki mevcut damar sertliği zemininde gelişir. Bazı durumlar ise kalbin iş yükünü artırarak veya damar yapısını etkileyerek kalp krizinin ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Özellikle kontrolsüz yüksek tansiyon, yoğun fiziksel efor, aşırı stres, sigara kullanımı ve bazı maddelerin kullanımı riski artırabilir.

Kalp krizini tetikleyebilecek başlıca durumlar arasında şunlar yer alır:

  • Yoğun stres ve ani duygusal yük: Kalp hızını ve tansiyonu artırarak kalbin oksijen ihtiyacını yükseltebilir.
  • Ağır ve alışılmadık fiziksel efor: Özellikle kalp-damar hastalığı riski yüksek kişilerde ani ve yoğun egzersiz tetikleyici olabilir.
  • Sigara kullanımı: Damarların daralmasına, pıhtılaşma eğiliminin artmasına ve damar duvarının zarar görmesine katkıda bulunur.
  • Kontrolsüz yüksek tansiyon: Kalbin iş yükünü artırır ve damar duvarındaki hasarı hızlandırabilir.
  • Yüksek kolesterol ve diyabet: Damar sertliği gelişimini kolaylaştırarak kalp krizi riskini artırır.
  • Aşırı alkol tüketimi: Tansiyon ve kalp ritmi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir.
  • Uykusuzluk ve yoğun yorgunluk: Stres hormonlarının artmasına ve kalp-damar sisteminin daha fazla zorlanmasına neden olabilir.
  • Aşırı soğuk hava: Damarların daralmasına ve tansiyonun yükselmesine yol açarak kalbin yükünü artırabilir.
  • Uyarıcı maddeler: Kokain ve benzeri maddeler koroner damarlarda ani spazma ve ciddi ritim bozukluklarına neden olabilir.

Ancak bu faktörlerden biri tek başına her zaman kalp krizine yol açmaz. Asıl risk, altta yatan koroner damar hastalığı ve kişisel risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk terleme veya bayılma hissi gelişirse acil değerlendirme gerekir.

Kalp Krizinde Nabız Kaç Olur?

Kalp krizi sırasında nabzın mutlaka belirli bir değerde olması gerekmez. Nabız hızlı, yavaş veya normal aralıkta olabilir. Kalp krizine eşlik eden ritim bozuklukları nedeniyle kalp atışları düzensiz hale de gelebilir.

Bu nedenle yalnızca nabız sayısına bakarak kalp krizi olup olmadığı anlaşılamaz. Normal görünen bir nabız kalp krizini dışlamadığı gibi yüksek nabız da tek başına kalp krizi anlamına gelmez.

Göğüs ağrısı, nefes darlığı, terleme veya bayılma hissi gibi belirtiler varsa nabzın kaç olduğundan bağımsız olarak tıbbi değerlendirme gerekir.

Kalp Krizi Nasıl Olur?

Kalp krizi genellikle kalbi besleyen koroner damarlardan birinde oluşan tıkanıklık sonucunda gelişir. Damar duvarında bulunan aterosklerotik plağın çatlamasıyla bölgeye pıhtılaşma hücreleri toplanabilir ve kısa sürede damarın içi daralabilir veya tamamen kapanabilir.

Kan akımının kesilmesiyle kalp kasının ilgili bölümüne yeterli oksijen ulaşamaz. Oksijensiz kalan kalp hücreleri zarar görmeye başlar ve tıkanıklık uzun sürdükçe kalp kasındaki hasar artabilir.

Bu süreçte göğüs ağrısı, sıkışma, nefes darlığı, terleme veya bulantı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Aynı zamanda kalbin elektriksel sistemi etkilenirse tehlikeli ritim bozuklukları gelişebilir. Bu nedenle kalp krizinde “bekleyip geçmesini görmek” yerine hızlı şekilde acil tıbbi yardım alınması önemlidir.

Kalp Krizi Ne Kadar Sürer?

Kalp krizi için herkeste geçerli kesin bir süre bulunmaz. Göğüs ağrısı birkaç dakika sürebilir, azalıp yeniden başlayabilir veya daha uzun süre devam edebilir. Kalp krizine bağlı ağrı genellikle istirahatle tamamen ortadan kalkmayan veya tekrar eden bir özellik gösterebilir.

Burada önemli olan ağrının ne kadar sürdüğünü beklemek değil, kalp krizini düşündüren belirtilerin fark edilmesidir. Kalp kasına giden kan akımı kesildikçe doku hasarı devam edebileceğinden müdahalenin gecikmesi risk oluşturur.

Yeni başlayan, açıklanamayan veya birkaç dakikadan uzun süren göğüs baskısı ve ağrısına özellikle nefes darlığı, terleme, bulantı veya yayılma eşlik ediyorsa acil yardım istenmelidir.

Kalp Krizinde İlk Yardım

Kalp krizi şüphesinde ilk yapılması gerekenlerden biri 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranmasıdır. Kişinin kendi imkânlarıyla hastaneye gitmeye çalışması yerine acil sağlık ekiplerinin yönlendirmesi beklenmelidir.

Kişi rahat bir pozisyonda oturtulmalı veya dinlendirilmelidir. Sıkı kıyafetler gevşetilebilir ve kişinin sakin kalmasına yardımcı olunabilir. Kalp krizi geçirdiği düşünülen kişinin yalnız bırakılmaması önemlidir.

Kişi bilincini kaybeder ve normal nefes almıyorsa temel yaşam desteği gerekebilir. Bu durumda 112 görevlilerinin yönlendirmeleri takip edilmeli ve temel yaşam desteği konusunda eğitimli kişiler müdahale etmelidir.

Kişiye gelişigüzel ilaç verilmemelidir. Daha önce hekim tarafından reçete edilmiş kalp ilaçları varsa bunların kullanımı kişinin mevcut tedavi planına göre değerlendirilmelidir. Kalp krizinde erken müdahale hayati önem taşır.

Kalp Krizi Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Kalp krizi tedavisindeki temel amaç, tıkanan koroner damardaki kan akımını mümkün olan en kısa sürede yeniden sağlamaktır. Tedavi hastanede ve acil koşullarda planlanır.

Öncelikle EKG, kan testleri ve kişinin klinik durumu değerlendirilir. Kalp kası hasarını belirlemek için troponin gibi biyobelirteçlerden yararlanılabilir.

Uygun hastalarda koroner anjiyografi ve anjiyoplasti uygulanabilir. Tıkalı damar balonla genişletilebilir ve damarın açık kalmasını sağlamak amacıyla stent yerleştirilebilir. Bazı durumlarda damar yapısına ve hastalığın yaygınlığına göre koroner bypass cerrahisi değerlendirilebilir.

Tedavide ayrıca kan pıhtılaşmasını azaltmaya, kalbin iş yükünü kontrol etmeye, tansiyon ve kolesterolü düzenlemeye yönelik ilaçlardan yararlanılabilir. Hangi tedavinin uygulanacağı kalp krizinin tipi, damar tıkanıklığının yeri ve kişinin genel sağlık durumuna göre belirlenir.

Kalp krizi sonrasında tedavi yalnızca hastanedeki müdahaleyle sınırlı değildir. İlaçların düzenli kullanılması, risk faktörlerinin kontrol edilmesi ve yaşam tarzı değişiklikleri uzun dönem takipte önem taşır.

Kalp Krizini Önlemek Mümkün mü?

Kalp krizlerinin tamamını önlemek mümkün olmasa da değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınması riski önemli ölçüde azaltabilir. Sigara kullanmamak veya bırakmak, tansiyon ve kolesterol değerlerini takip etmek, diyabet varsa kan şekeri kontrolünü sağlamak bu açıdan önemlidir.

Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve sağlıklı vücut ağırlığının korunması kalp ve damar sağlığının desteklenmesine yardımcı olabilir. Uzun süre hareketsiz yaşamdan kaçınmak ve düzenli sağlık kontrollerini sürdürmek de önem taşır.

Ailesinde kalp hastalığı bulunan veya hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol gibi risk faktörleri bulunan kişilerde kardiyovasküler riskin değerlendirilmesi daha önemli hale gelir.

Kalp krizi geçiren kişilerde ise ikinci bir olayın önlenmesi için reçete edilen tedavilerin düzenli uygulanması ve kardiyoloji kontrollerinin aksatılmaması gerekir.

Yalancı Kalp Krizi Nedir?

“Yalancı kalp krizi” tıbbi olarak tek bir hastalığın adı değildir. Bu ifade genellikle göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve terleme gibi kalp krizine benzeyen belirtilere yol açan ancak koroner damarda kalp krizine özgü bir tıkanıklığın bulunmadığı durumları tarif etmek için kullanılır.

Panik atak ve yoğun kaygı kalp krizine benzer göğüs sıkışması, çarpıntı, nefes darlığı, terleme ve ölüm korkusu gibi belirtilere yol açabilir. Bununla birlikte yalnızca belirtilere bakarak panik atak ile kalp krizini güvenilir biçimde ayırmak mümkün değildir.

Kalp krizine benzeyebilen diğer önemli durumlardan biri kırık kalp sendromudur (Takotsubo sendromu). Bu durumda kalp damarlarında tipik bir tıkanıklık bulunmamasına rağmen göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi kalp krizine çok benzeyen belirtiler gelişebilir.

Bu nedenle daha önce değerlendirilmemiş göğüs ağrısını “yalancı kalp krizi” veya strese bağlı bir durum olarak yorumlamak doğru değildir. Yeni başlayan göğüs ağrısı ve kalp krizini düşündüren belirtilerde acil tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Kalp krizi günün herhangi bir saatinde gelişebilir ancak bazı çalışmalarda sabah saatlerinde görülme sıklığının daha yüksek olabileceği gösterilmiştir. Bunun, uyanmayla birlikte tansiyon, kalp hızı ve bazı stres hormonlarında meydana gelen değişikliklerle ilişkili olabileceği düşünülür. Yine de kalp krizi için yalnızca belirli saatlere odaklanmak doğru değildir.

Kalp krizinde ağrı kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde göğüste çok şiddetli baskı, sıkışma veya ezilme hissi olurken bazı kişilerde daha hafif ağrı, nefes darlığı, mide bulantısı, terleme veya ani halsizlik ön planda olabilir. Bu nedenle ağrının hafif olması kalp krizini dışlamaz.

Kalp krizi her yaşta ciddi ve acil bir durumdur. Risk ileri yaşlarda artmakla birlikte genç yaşlarda gelişen kalp krizleri de hayati tehlike oluşturabilir; özellikle sigara kullanımı, aile öyküsü, yüksek kolesterol, diyabet ve hipertansiyon gibi risk faktörleri varsa daha dikkatli olunmalıdır.

Gece su içmenin kalp krizini önlediğini gösteren güvenilir bir bilimsel kanıt yoktur. Yeterli sıvı tüketimi genel sağlık için önemlidir ancak kalp krizinden korunmada asıl belirleyici olan tansiyon, kolesterol, diyabet, sigara kullanımı, beslenme, fiziksel aktivite ve düzenli sağlık kontrolleridir.

Kontrolsüz yüksek tansiyon, sigara kullanımı, yoğun stres, ani ve ağır fiziksel efor, uyarıcı maddeler ve mevcut koroner damar hastalığı kalp krizinin gelişme riskini artırabilir. Yüksek kolesterol, diyabet ve hareketsiz yaşam da uzun vadede damar sertliğini hızlandırarak riski yükseltebilir.

Kalp krizi geçiren kişiler için herkese uygun tek bir yatış pozisyonu yoktur. Özellikle nefes darlığı varsa baş ve gövdenin hafif yükseltildiği yarı oturur pozisyon daha rahat olabilir; ancak en doğru pozisyon hastanın klinik durumuna göre sağlık ekibi tarafından belirlenmelidir.

Kalp krizi şüphesinde duş almak önerilmez ve tedavi yerine geçmez. Özellikle çok sıcak veya çok soğuk duş tansiyon ve kalp hızı üzerinde ani değişikliklere yol açabilir; göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk terleme veya bayılma hissi varsa vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır.

Kalp krizi genellikle göğüste baskı, sıkışma veya ağrı hissiyle başlar. Ağrı bazen kollar, boyun, çene, sırt veya mideye yayılabilir. Ayrıca kalp krizinde nefes darlığı, terleme, mide bulantısı gibi belirtiler de görülebilir.

Erkeklerde kalp krizi göğüste şiddetli ağrı, sol kola yayılan ağrı, nefes darlığı, terleme ve mide bulantısıyla kendini gösterir. Genellikle göğüs ağrısı en belirgin belirtidir.

Kalp krizi, yaygın belirtiler dışında sessiz semptomlara da sahip olabilir. Bu sessiz semptomlara örnek olarak mide ekşimesi, hazımsızlık, mide yanması, terleme ve halsizlik verilebilir. 

Kalp krizi birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürebilir. Ancak belirtiler 10 dakikadan uzun sürerse, acil müdahale gerektirir.

Kalp krizi geçirirken hemen acil yardım aranmalıdır. Acil yardım gelene kadar mevcut ortamda sağlıkçılar varsa gerekli müdahaleleri gerçekleştirebilir. Kalp krizi geçiren kişi hareketsiz kalmalı, mümkünse oturmalı ya da uzanmalıdır.

Kalp krizi genellikle göğüs bölgesinde baskı, sıkışma veya yanma hissiyle kendini belli eder. Bu his sol kola, boyna, çeneye veya sırta yayılır. Nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı, baş dönmesi ve ani halsizlik gibi belirtiler de eşlik edebilir. Bu tür şikâyetler, özellikle birkaç dakika içinde geçmiyor ve giderek şiddetleniyorsa hemen tıbbi yardım alınmalıdır.

Kalp krizi öncesinde vücut bazı uyarı sinyalleri verir. Bunlar arasında göğüs ağrısı veya rahatsızlık hissi, çarpıntı, yorgunluk, sindirim sorunları, anksiyete ve açıklanamayan terleme yer alır. Bu belirtiler, bazen saatler bazen de günler öncesinde ortaya çıkar. Özellikle risk faktörleri bulunan kişilerde bu belirtiler ciddiye alınmalıdır.

Kalp krizinde en sık ağrı hissedilen bölge göğüs kafesinin ortasıdır. Bu ağrı baskı, yanma ya da sıkışma şeklinde hissedilir. Ağrı genellikle sol kola, omuzlara, boyna, çeneye veya sırta yayılır. Bazı kişilerde ise mide bölgesinde ağrı veya hazımsızlık hissiyle başlar. Belirtiler kişiden kişiye değişiklik gösterebilir; bu nedenle herhangi bir şüpheli durumda hiç vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır.

Kalp krizi, kendiliğinden geçebilecek bir durum değildir ve mutlaka acil tıbbi müdahale gerektirir. Kalp damarında oluşan tıkanıklığın giderilmesi için hastanede ilaç tedavisi, anjiyo veya stent gibi müdahaleler uygulanır. Bu süreç ne kadar erken başlarsa, kalp kası o kadar az zarar görür. Belirtiler başladığında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak şarttır.


Kalp krizi genellikle ilk olarak göğüs bölgesinde baskı, sıkışma veya yanma hissiyle kendini gösterir. Bu ağrı çoğunlukla sol kola, omuza, boyuna, sırta ya da çeneye yayılabilir. Bazı durumlarda mide bölgesinde yanma ve nefes darlığı da eşlik edebilir.

Gençlerde kalp krizi belirtileri genellikle göğüste sıkışma, çarpıntı, soğuk terleme, mide bulantısı ve ani yorgunluk şeklinde ortaya çıkar. Stres, sigara, hareketsizlik ve genetik faktörler genç yaşta kalp krizi riskini artırabilir.

Kalp krizinin 12 belirtisi arasında göğüs ağrısı, sol kola yayılan ağrı, nefes darlığı, çene ve boyun ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi, terleme, çarpıntı, yorgunluk, mide yanması, anksiyete ve bayılma hissi yer alır. Bu belirtilerden biri ya da birkaçı görüldüğünde acil tıbbi yardım alınmalıdır.


Troponin, kalp kası hasarını gösteren bir kan değeridir. Normalde troponin değeri 0,04 ng/mL’nin altındadır. Kalp krizi durumunda bu değer genellikle 0,4 ng/mL’nin üzerine çıkar ve kalp kasında ciddi hasar olduğunu gösterir.


Kalp krizi genellikle birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürebilir. Göğüs ağrısı, baskı ya da yanma hissi 20 dakikadan uzun sürüyorsa bu ciddi bir kalp krizi belirtisidir ve acilen tıbbi müdahale gerekir.


Evet, koltuk altı ağrısı kalp krizi belirtisi olabilir. Özellikle ağrı sol koltuk altına, kola veya omuza doğru yayılıyorsa bu durum kalp kaynaklı olabilir. Bu tip ağrılar ciddiye alınmalı ve hemen doktora başvurulmalıdır.


Kalp krizi genellikle sol kola vurur. Göğüsten başlayıp sol kola, omuza veya boyuna doğru yayılan ağrı en sık görülen bulgulardandır. Ancak bazı kişilerde sağ kola veya her iki kola da yansıyan ağrı olabilir.


Dilde uyuşma doğrudan kalp krizine işaret etmez ancak beyne giden kan akışının azalması ya da sinir sistemiyle ilgili bir sorunla ilişkili olabilir. Kalp kriziyle birlikte görülen diğer belirtilerle beraber ortaya çıkarsa acilen değerlendirilmelidir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Doç. Dr. Emrah Ermiş

Doç. Dr.

Emrah Ermiş

Kardiyoloji

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam