Varis Ameliyatı Nedir?

Varis Ameliyatı Nedir? Varis Operasyonu

Varis problemi hem fiziksel hem de kozmetik bir kusur olması nedeniyle kişinin yaşam kalitesini son derece olumsuz etkileyen önemli sağlık sorunlarından biridir. Yetişkin bireylerde görülme sıklığının %50’ye kadar ulaştığı ve her iki cinsiyet için yaşla beraber artış gösterdiği söylenebilir. Toplum genelinde oldukça sık karşılaşılan ve yaşam kalitesini fazlasıyla etkileyen bir sağlık problemi olmasından dolayı varis tedavisi, özellikle son yıllarda tıp alanında oldukça önemli bir yer edinmiştir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 28.978
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Varis Nedir?

Varis hastalığı, ismini Latince kıvrımlı anlamına gelen “varix” kelimesinden alır ve bacaklarda deriye yakın konumda bulunan toplardamarların dağınık bir biçimde uzaması, genişlemesi ve kıvrımlı bir şekil alması ile kendini gösterir. Kalpten vücuda pompalanan kan, bacaklara ulaştıktan sonra buradan toplardamarlar aracılığıyla kalbe geri iletilir.

Ancak uzun süre ayakta kalmak, dolaşımı olumsuz engelleyen ayakkabı ve giysiler tercih etmek ve hareketsiz bir yaşam tarzına sahip olmak gibi bazı durumlar, kanın vücudun alt kısımlarından kalbe geri dönüşünde aksaklıklara yol açabilir.

Kanın ayak parmak uçlarından başlayarak, yerçekiminin tersi yönünde, aşağıdan yukarı doğru hareketi, sağlıklı bireylerde ve hatta sporcularda dahi oldukça güç biçimde gerçekleşir. Dolayısıyla özellikle riskli grupta yer alan kişilerin varis hastalığını doğru şekilde tanıması ve erken dönemde koruyucu önlemler alması oldukça önemlidir.

Varis gelişimi yalnızca görsel bir kusur yaratmakla kalmaz; dolaşımın aksamasına bağlı olarak bacaklarda belirgin fiziksel rahatsızlıklara yol açar. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte bacaklarda mor ve mavi renkli şişliklerin yanı sıra bacakta ağırlık hissi, şiddetli ağrı, bacakta uyuşukluk, kaşıntı ve bilek çevresinde ödem meydana gelebilir. Özellikle uzun süre ayakta kaldıktan sonra bu şikayetler şiddetlenir.

Varis Türleri Nelerdir?

Temelde ortaya çıkış mekanizması ve tedavi seçeneklerine göre farklılık gösteren 4 farklı varis tipi mevcuttur:

  • Ana yüzeysel damarlardan kaynaklı olarak ortaya çıkan, büyük boyutlu, yeşilimsi varisler:

Hastalığın şiddetine göre 2-3 cm çapta olabilen, oldukça iri görünümlü varis yumakları bu gruba girer ve tıpta “trunkal varisler” olarak da adlandırılır. Genellikle derin toplardamarlardaki darlık, tıkanıklık ve kapak yetmezliği gibi anatomik problemlere bağlı olarak ortaya çıkar ve sıklıkla alt veya üst bacağın iç kısmında ya da baldırın arka-dış kısmında görülür.

  • Ana yüzeysel damarların yan dallarından kaynaklı olarak ortaya çıkan varisler:

Sıklıkla kasık ve diz arkası gibi eklem bölgelerinde görülen, görece daha küçük çaplı varislerdir. Üst bacağın önünden ya da arkasından çapraz biçimde ilerleyebileceği gibi yalnızca diz kapağının arka kısmında yukarı veya aşağı doğru ilerlemiş olarak da ortaya çıkabilir. 

  • Cilt altındaki ince toplardamarlardan kaynaklanan, ağ görünümünde, mor renkli varisler:

En yaygın olarak diz arkasında görülmekle birlikte bacağın hemen her yerinde ortaya çıkabilen varis türüdür. Tıpta “retiküler varis” olarak da bilinir ve cilt yüzeyinden dokunma ile hissedilmeyen mor renkli, ağ şeklinde kılcal görünümü ile karakterizedir. Damar çeperinin anatomik olarak zayıf olması, genetik yatkınlık bulunması, derin toplardamarlarda yetmezlik durumu gibi çeşitli dolaşım problemleri, bu tip varislerin ortaya çıkışında önemli role sahiptir. 

  • Kılcal damarlardan kaynaklanan, kırmızı renkli, iplik görüntüsüne sahip varisler:

Özellikle kadınlarda ve 65 yaş üstü bireylerde sık karşılaşılan, bacağın hemen her bölgesinde ortaya çıkabilen, pek çok farklı şekilde kırmızı veya koyu mor renkli varislerdir. Bacağın farklı alanlarında yaygın biçimde dağılmış olabileceği gibi bir odak noktasından başlayıp ağaç dalları biçiminde yayılım gösterebilir. Tıpta “telenjektazi” olarak da adlandırılan bu varis türü sıklıkla üst bacağın yan yüzlerinde, alt bacağın dış kısmında ve ayak bileğinin iç yüzünde ortaya çıkar.

Varis Neden Olur?

Toplardamarlar içerisinde kanın tek yönlü olarak ilerlemesini sağlayan, yalnızca bir yöne doğru açılabilen kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar üzerine uygulanan basıncın artması ile kan kapakçıklardan ters yöne doğru geri kaçar ve bu durumda toplardamarın ilgili bölümündeki kan basıncı daha da artış gösterir. Obezite, hamilelik, aşırı hareketsizlik ve uzun süre ayakta kalma gibi bazı durumlarda kanın kapakçıklardan geri kaçma riski artar. Damar genelinde yükselen kan basıncı, yüzeyde bulunan toplardamarlar ile derin yerleşimli toplardamarlar arasındaki bağlantılarda kaçaklara neden olur. Bunun sonucunda büyük toplardamarların yanı sıra yüzeyde yer alan kılcal damarlarda da basınç artışı görülür. Derin toplardamarlardan kalbe dönmeyi başaramayan kan, yüzeysel toplardamarlara doğru ilerleyerek burada göllenmeye başlar. Bu durumda yüzeysel damar çeperi kolayca genişler ve zamanla uzayıp büklümlenerek deforme olur. Toplardamar sisteminde ortaya çıkan bu iki yönlü kan akımından dolayı zaman içerisinde etkilenen tüm damarlarda varis oluşumu görülür.

Varis Rahatsızlığında Pıhtı ve Pulmoner Emboli Riski

Tedavi edilmeyip ihmal edilen ileri evre varisler ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Genişleyen toplardamar içerisinde kanın göllenmesi sonucu pıhtı oluşumu (tromboflebit) görülebilir. Damar içinde oluşan bu pıhtının koparak akciğer damarlarını tıkaması (pulmoner emboli) hayati tehlike oluşturan bir komplikasyondur. Ayrıca aşırı basınç altındaki varisli damarların dışarıdan bir darbe ile yırtılması sonucu şiddetli varis kanamaları meydana gelebilir.

Varis Tedavisi

Varis tedavisi planlanırken kişinin yaşı, hastalığın şiddeti, ağrı ve benzer şikayetlerin varlığı, hastalığa eşlik eden diyabet, kalp yetmezliği ve hipertansiyon gibi kronik hastalık durumu ve daha pek çok faktör göz önünde bulundurulur. Yaygın olarak tercih edilen tedavi seçenekleri skleroterapi, lazer, radyofrekans ablasyonu, varis çorabı ile basınç uygulaması, pake eksizyonu ve açık cerrahi ile stripping uygulaması olarak sayılabilir. Varis ameliyatı fiyatları da bu bağlamda farklılık gösterir. Varis tedavi yöntemleri şu şekilde açıklanabilir:

Skleroterapi:

Varis içerisine enjekte edilen çeşitli ilaçlarla bu bölgede yer alan genişlemiş ve deforme olmuş damar dokusu kurutulur ve bu sayede ilgili damar bölümü dolaşım sisteminden uzaklaştırılmış olur. Estetik amacıyla gerçekleştirilen bir uygulama olduğundan hastanın ağrı ve benzeri şikayetlerini hafifletmez, ayrıca belli bir süre sonra işlem tekrarı gerekebilir.

Deriye lazer uygulaması:

Bu seçenek yalnızca çok yüzeysel yerleşimli, deri içinde yer alan akrep toplardamarların tedavisinde etkilidir.

Toplardamar içine lazer veya radyofrekans ablasyonu:

Özel bir kateter ile direkt olarak yüzeyde yer alan ana toplardamara girilir ve uygulanacak olan lazer ışını veya radyofrekans dalgası, doğrudan ilgili toplardamar içinde uygulanır. Ana yüzeysel toplardamarın lazer aracılığıyla kurutulması amaçlanır.

Pake eksizyonu:

Yüzeysel varislerin deri üzerinden küçük kesiler açılarak direkt olarak çıkarılması işlemidir. Uygulama sırasında bölgesel anestezi tercih edilir.

Varis çorabı ile basınç uygulama:

Varis çorabı ile toplardamarlara uygulanan basınç sayesinde kanın kalbe dönüşü desteklenir ve mevcut varislerin şiddeti hafifletilirken aynı zamanda yeni varis oluşumunun da önüne geçilmiş olur. Yalnızca kullanıldıkları süre boyunca etkili olan varis çorapları, aslen tedavi edici özelliğe sahip değildir ancak düzenli kullanım ile varise bağlı ağrı, ödem gibi şikayetleri hafifleterek hastalığın ilerlemesini engelleyebilir. Bunun yanı sıra varis ameliyatı sonrası hekim önerisi doğrultusunda uygun varis çorabının düzenli olarak kullanılması tedaviyi destekleyici özelliktedir.

Varis Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Varis tedavisi için genellikle skleroterapi, lazer ve radyofrekans uygulaması ve diğer invaziv olmayan girişimler yeterlidir. Dolayısıyla açık cerrahi ile varis ameliyatı sık tercih edilen yöntemler arasında yer almaz. Ancak kronik venöz yetmezlik, morbid obezite, ciddi diyabet hastalığı ve şiddetli ağrı şikayeti gibi bazı durumların varlığında hastalığın en doğru şekilde tedavi edilebilmesi için açık cerrahi müdahale gerekli olabilir. Günümüzde varisin cerrahi tedavisi için en sık tercih edilen yöntem açık cerrahi ile stripping uygulamasıdır. İşlem steril ameliyathane ortamında gerçekleştirilir ve işlemden önce hastaya genel anestezi uygulanır. Daha sonra hastaya uygun pozisyon verilir ve “stripper” olarak adlandırılan steril bir tel ile kasıktan ve bacağın belli kısımlarından varisli toplardamara girilir. İşlem için özel olarak tasarlanmış olan stripper teli sayesinde varisli toplardamar bir uçtan diğer uca kadar çekilir ve varisli dokunun tamamı çıkarılır. Varis ameliyatı genellikle yüksek başarı oranına sahiptir ve nadiren işlem tekrarı gerekir.

Varis hastalığı temelde bir dolaşım problemi olduğu için küçük veya büyük tüm varislerin hekim kontrolünde olması son derece önemlidir. İlerleyen dönemde daha ciddi dolaşım hastalıkları ile karşı karşıya kalmamak adına siz de rutin kontrollerinizi yaptırmayı ihmal etmeyin.

Açık Varis Ameliyatı Nedir?

Açık varis ameliyatı öncesinde hastanın yaşam öyküsü dinlenir ve gerekli kalp-damar, kan tetkikleri yapılarak cerrahi operasyona başlanır. Hastanın durumuna göre lokal veya genel anestezi tercih edilebilir. Öncelikle hastaya bacakları tamamıyla saran varis çorabı giydirilerek damarların sıkıştırılması sağlanır. Ameliyat bölgesi dezenfekte edilir, cilt üzerinden kesik yapılarak varisli damarlar çıkartılır. Damarların çıkarılması safen venin veya yüzeysel venöz sistemi gibi iki farklı yöntemle yapılabilir. Cerrahi operasyon sonrası bacaklar, bandaj veya sıkıştırma çorabı yardımıyla sarılır. Amaç, kanı yeniden normal dolaşımına döndürmek için basıncı arttırmaktır.Bacaklarda gözle görülür hale gelen varislerin tedavisinde endovenöz girişimler, varis çorabı, skleroterapi ve klasik ameliyat gibi farklı tedavi yöntemleri uygulanır.

Vücudun normal dolaşım sürecinde kalp tarafından pompalanan oksijen ve besin maddeleri ile zenginleştirilmiş temiz kan, damarlardan dokulara taşınır ve bu dokulardan tekrardan oksijen açısından fakir kan kalbe dönüş yapar. Damarların iç yüzeyini kaplayan küçük kapakçıklar, kanın geri akışını engelleyerek tek yönlü bir akış sağlar. Ancak bazen kalp kapakçıkları bozularak kan geriye doğru akmaya başlar. Akış bozukluklarına karşılık damar duvarlarında genişleme meydana gelerek varise neden olabilir. İleri düzey varis tanılarında cerrahi operasyonla müdahale edilmesi gerekebilir. Lokal anestezi altında hastanın genişlemiş damarları bağlanarak semptomların azalması amaçlanır. Kısacası açık varis ameliyatı nedir sorusu, toplardamarların dağınık görüntüsünün toplanması ve kan akışının daha sağlıklı bir düzene girmesi olarak açıklanabilir. 

Kadınlarda Açık Varis Ameliyatı Nasıl Olur?

Toplumun en yaygın hastalıklarından birisi olan varis, estetik açıdan problemler yaratabilir. Özellikle genişlemiş ve karmaşık görünen damarlar, kadınları kozmetik açıdan mutlaka tedavi olmaya sürüklemektedir. Varis, toplardamarları etkileyerek kan akışını engellediği için sadece görsellikten ziyade sağlık açısından da mutlaka hekim kontrolünde olması gereken bir rahatsızlıktır.  Tedavi edilmediği takdirde bacaklarda yoğun ağrı, ödem, yürüme zorluğu, çabuk yorulma ve geceleri açığa çıkan karıncalanma hissi gibi belirtilerle yaşam kalitesini daha olumsuz yöne çekebilmektedir. Genetik faktörler başta olmak üzere, gebelik, hormonal değişimler, şişmanlık, obezite, menopoz ve uzun süre güneş ışığına maruz kalmak gibi etkenler kadınlarda varis oluşma olasılığını artırabilmektedir. Ayrıca ağırlıklı olarak sağlıksız hazır gıdalarla beslenen ve hareketsiz masa başı çalışan kişiler de risk altındadır. Kadınlarda en çok ‘telenjektazi’ adı verilen, ayak bileğinin iç yüzeyinde ve alt bacağın dış kısmında gelişebilen iplik görüntülü varisler görülür.  Açık varis cerrahisi için öncelikle hastadan belirli kan testleri ve yaşam öyküsü istenir. Kronik rahatsızlıklarının varlığı tespit edilir ve ardından genel anestezi altında ameliyata başlanabilir. Varis cerrahisi, genişlemiş toplardamarlar temizlenerek kan akışı normalleştirildiği için oldukça başarılı bir yöntemdir. 

Erkeklerde Açık Varis Ameliyatı Nasıl Olur?

Varis tedavisinde günümüzde gelişen bilimsel ve teknolojik gelişmeler sonucu lazer başta olmak üzere farklı alternatifler de kullanılmaya başlanmıştır. Ancak hastanın yaşam kalitesini ve günlük rutinlerini etkileyecek kadar ileri düzeyde bir varis vakası mevcut ise cerrahi işleme başlamak doğru seçim olabilir.  Tır-kamyon şoförü, banka çalışanları ve masa başı hareketsiz işlerde çalışan erkeklerde zamanla varis gelişme olasılığı daha fazladır. İlk ve hafif evrelerdeki varis şikayetlerine skleroterapi, radyofrekans ablasyonu ve varis çorabı uygulaması yapılabilir. Öncelikle ayrıntılı bir tetkik istenir, muayene yapılır ve cerrahi işlem planlanır. Epidural anestezi altında hasta uyutulur, varisin durumuna göre kasıktan veya ayak bileğinden küçük kesiler açılarak toplardamar bulunur ve damar kapakçıkları onarılır. Ameliyattan sonra bandaj uygulaması yapılarak hasta belirli saat hastanede kontrol altında tutulur ve sonrasında taburcu edilir.  Açık varis ameliyatı nasıldır, sorusu ise hastanın yaşam öyküsüne, varis yoğunluğuna ve yaşadığı şikayetlere bağlı olarak değişkenlik gösterir. Günümüzde gelişen sağlık ekipmanları ve teknolojik yenilikler sayesinde pratikçe yapılarak hastanın sağlıklı hayatına geri dönmesi daha mümkün hale gelmiştir. 

Yaşlılarda Açık Varis Ameliyatı Nasıl Olur?

Açık varis ameliyatı, günümüzde her yaştan hastaya uygulanabilmektedir. Burada önemli olan husus, eğer hastanın yaşı ileri düzeyde ise mutlaka kronik rahatsızlıklarının ve komplike diğer hastalıklarının teşhisinin yapılması gereklidir. Öncelikle kalp damar uzmanı tarafından detaylı bir muayene yapılmalı, ardından cerrahi işlemin hangi zamanda yapılmasına karar verilmelidir.  60 yaş üzeri yaşlıların %65'inde cinsiyet fark etmeksizin varis şikayetleri olduğu tahmin edilmektedir. Kaşıntı, kanama, şişmiş bacak görüntüsü, yanma-zonklama, cilt kalınlaşması ve deri koyulaşması gibi semptomlar yaşayan yaşlılar hemen uzman bir hekime başvurmalıdır. İlerlemiş varis problemleri için varis ameliyatı daha uygun bir yöntemdir. Yaşlılarda "Mikroflebektomi" adı verilen küçük kesiler yöntemi sayesinde yüzeyel damarlardan kurtulmak daha kolay ve pratik hale gelmiştir. 

Kapalı Varis Ameliyatı Nedir?

Bacak toplardamarlarında oluşan hasarlarda kateter aracılığıyla damara ulaşılarak dikişsiz ve kesi oluşturmadan (laparoskopik) müdahale edilmesidir açıklaması kapalı varis ameliyatı nedir sorusuna cevap oluşturabilir.

Açık yöntemle yapılan operasyonların yerine konforlu bir seçenek olarak tercih edilen kapalı varis ameliyatı nasıldır, sorusu akıllara takılabilir.

Damar çıkarılmasına gerek duyulmadan lazer, radyo frekans, köpük ve yapıştırıcı yöntemleri ile başarılı müdahaleler gerçekleştirilebildiğini söylemek mümkündür.

Lazer yöntemiyle gerçekleştirilen kapalı varis ameliyatında damar içinin yakılması söz konusudur.

Uygulama üzerinden bir süre geçtikten sonra hasarlı damarın yok olmasıyla hastalık tedavi edilmiş olur. 

Çocuklarda Kapalı Varis Ameliyatı Nasıl Olur?

Toplardamar hastalığı varis genellikle orta ve ileri yaş hastalığı olarak bilinse de çocuk ve ergen yaş grubunda görülmesi de olasıdır.

Çocuklarda ve erken yaş dönemlerinde ortaya çıkabilen hastalık genellikle genetik yatkınlıktan kaynaklanabilir.

Genetik öyküsünde böyle bir durum söz konusu ise hastalığın erken yaşlarda görülmesi de olasılıklar dahilindedir.

Çocuklarda yapılacak cerrahi müdahalelerde açık ameliyat yaklaşımı doğru olmaz.

Bu aşamada çocuklarda kapalı varis ameliyatı nasıldır sorusu akıllara gelebilir. Öncelikle genetik bir durumun ya da damar anomalisi sorununun olup olmadığına bakılır.

Bu gibi sebeplerle çocuklarda alanında deneyimli kalp damar cerrahisi uzmanı tarafından detaylı bir tetkik yapılması doğru olur.

Bu aşamada gerekli tetkikler yapıldıktan sonra en uygun kapalı varis ameliyatı seçeneğine karar verilebilir.

Kadınlarda Kapalı Varis Ameliyatı Nasıl Olur?

Varis hastalığının kadınlarda erkek bireylere göre 4 kat yüksek oranda görüldüğü bilinmektedir.

Bunun nedeni olarak hamilelik süreci gibi özel dönemler de sayılabilir. Hastalık oluşumu kadınlarda estetik bakımdan da sıkıntılı süreçler yaşanmasına neden olabilmektedir.

Uzman doktor değerlendirmesiyle kapalı varis ameliyatında uygulanacak yönteme karar verilebilir.

Bu aşamada açık cerrahide olduğu gibi kapalı varis ameliyatı riskli mi sorusu akıllara gelebilir.

Her cerrahi işlemde olduğu gibi bir takım riskler yaşanması az da olsa söz konusu olabilir.

Ancak kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyatlarda iyileşme süreci daha hızlıdır. 

Kapalı varis ameliyatı sonrası ağrının daha düşük seviyede yaşanması hastaların iyileşme sürecini konforlu geçirmelerini sağlar.

Erkeklerde Kapalı Varis Ameliyatı Nasıl Olur?

Orta yaş ve üzeri kadınlarda sıklıkla rastlansa da yaşla birlikte erkek hastalarda da görülebilmektedir.

Yaş faktörünün yanı sıra genetik yatkınlık, travma ya da geçirilen enfeksiyonlar sonucunda erkek bireylerde de varis ortaya çıkabilmektedir.

Estetik kaygıların yanı sıra ağrı nedeniyle de hastalar uzman doktorun kapısını çalabilir.

Varis hastalığından muzdarip erkek hastalarda da kadınlarda olduğu gibi kapalı ameliyat yöntemlerinden uygun olanı tercih edilebilir.

Bu noktada lazer, köpük ya da yapıştırıcı yöntemleri kullanılabilir. İnce varisler için radyo frekans yöntemi başarılı sonuçlar verebilmektedir.

Geniş varisler söz konusu olduğunda ise damarın iç yüzeyinde oluşturulan köpükler aracılığıyla sorunlu damarların kapatılması sağlanabilmektedir açıklaması kapalı varis ameliyatı nedir sorusunun cevaplarından birisi olabilir.

Yaşlılarda Kapalı Varis Ameliyatı Nasıl Olur?

Yaşlılığın risk faktörleri arasında yer aldığı hastalık tedavi edilmediği durumlarda yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir.

Bu aşamada hastanın şikayetleri ve uzman doktor değerlendirilmesi sonucunda kapalı ameliyat yöntemine karar verilebilir.

Ağrı, sıklıkla yaşanabilen kramplar hastalığın artık cerrahi yöntemle tedavi edilmesi gerektiğini gösterir.

Lazer tedavisi damar hastalığı olan varisin kapalı yöntemle uygulanabildiği ve etkili sonuçlar alınabildiği bir yöntemdir.

Hastanın kapalı varis ameliyatı sonrası kısa sürede günlük yaşam rutinlerine dönmesi kolaydır.

Kapalı Varis Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Kapalı yöntemle gerçekleştirilen varis ameliyatları damar çıkarılmasına gerek kalmadan konforlu bir biçimde hasarlı damarın yok edilmesi prensibine dayanır.

Bu noktada hastalığın durumu, hastanın yaşı gibi unsurlara bağlı olarak lazer, köpük, yapıştırıcı ve radyo frekans yöntemleri uygulanabilir.

Farklı yöntemler uygulansa da temelde iğne deliği gibi küçük bir noktadan girilerek damara müdahale edilmesi söz konusudur.

Lazer yönteminde damar içinin yakılarak hastalığın tedavi edilmesi hedeflenir. Radyo frekans yöntemi için de aynı yol izlenir.

Yapıştırıcı kullanılan kapalı varis ameliyatında ise damarın içerisindeki boşlukların yok edilerek kan akımının engellenmesi sağlanır. 

İleri teknoloji sayesinde gerçekleştirilen kapalı cerrahilerin kesi ve dikiş gerektirmemesi kapalı varis ameliyatı sonrası hastanın yaşam konforunu yükseltir. 

Kapalı yöntemle gerçekleştirilen operasyonlarda izlenen işlem sırası ise şöyle sıralanabilir:

  • İşlem öncesi genel anestezi genellikle tercih edilmez. Sıklıkla belden aşağısını uyuşturma yöntemi ya da yüzeysel hafif uyku sedasyon uygulanabilmektedir.
  • Ultrasonografi aracılığıyla diz altı ya da üstünden iğne ile müdahale edilerek damara ulaşılır.
  • Kateter yoluyla hasarlı damara ulaşılarak lazer, köpük, radyo frekans ya da yapıştırıcı yöntemiyle gereken müdahalede bulunulur.
  • Ardından dikişsiz olarak müdahale edilen nokta kapatılır.

Varis Gelişimini Engellemek İçin Günlük Yaşam Önerileri

Toplardamar sağlığını korumak ve mevcut varislerin ilerlemesini yavaşlatmak için günlük rutinlerde bazı düzenlemeler yapılmalıdır:

  • Sıcak Ortamlardan Kaçınma: Kaplıca, sauna ve sıcak banyolar damarların genleşmesine neden olarak varis şikayetlerini artırır; bu tür sıcak uygulamalardan kaçınılmalıdır.

  • Düzenli Egzersiz: Yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi bacak kaslarını çalıştıran aktiviteler damar pompasını destekler.

  • Bacakları Yükseltme: Gün sonunda veya uzun süre ayakta kaldıktan sonra bacakları kalça hizasının üzerine kaldırarak dinlendirmek kan akışını kolaylaştırır.

  • Kıyafet ve Ayakkabı Seçimi: Çok sıkı giysilerden ve yüksek topuklu ayakkabılardan kaçınılmalı, rahat ortopedik seçimler yapılmalıdır.

  • Beslenme Düzeni: Kabızlıktan korunmak için yüksek lifli gıdalar tüketilmeli ve fazla kilolar verilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Doğrudan genişlemiş varisli damarların üzerine sert masaj yapmak damar duvarına zarar verebileceği veya pıhtı riski varsa bunu tetikleyebileceği için önerilmez. Masaj, varisli bölgenin üzerine baskı uygulamadan bacağın diğer çevre dokularına hafifçe yapılmalıdır.

Varis çorabı varisleri tamamen ortadan kaldırmaz. Dışarıdan basınç uygulayarak kanın kalbe dönüşünü kolaylaştırır, bacak ağrısını ve ödemi azaltır ve yeni varis oluşumunu engellemeye yardımcı olur.

Evet, aile öyküsünde varis bulunan kişilerin bu rahatsızlığa yakalanma riski oldukça yüksektir. Genetik yatkınlık, toplardamar kapakçıklarının ve damar çeperinin anatomik olarak zayıf olmasına yol açabilir.

Evet, varisli damarlarda kanın göllenmesi ve dolaşımın aksaması nedeniyle bacaklarda uyuşukluk, karıncalanma, şişlik, ağırlık hissi ve özellikle akşam saatlerinde belirginleşen kaşıntılar görülebilir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Op. Dr. Kemal Parla

Op. Dr.

Kemal Parla

Kalp ve Damar Cerrahisi

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Benzer İçerikler

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam