Şeker Hastalığı (Diyabet) Nedir? Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Şeker Hastalığı (Diyabet) Nedir? Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Çağın hastalıkları arasında en ön sıralarda yer alan diyabet (şeker hastalığı), ölümcül birçok hastalığın oluşumunda birinci sırada rol oynayan ve dünyanın her yerinde çok yaygın olarak görülen bir hastalık türüdür.

Güncelleme :
Görüntüleme : 191.874
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Çağın hastalıkları arasında en ön sıralarda yer alan diyabet (şeker hastalığı), ölümcül birçok hastalığın oluşumunda birinci sırada rol oynayan ve dünyanın her yerinde çok yaygın olarak görülen bir hastalık türüdür. Hastalığın tam adı olan Diabetes Mellitus, Yunancada şekerli idrar anlamına gelir. Sağlıklı bireylerde açlık kan glukoz düzeyi 70-100 mg/dL aralığındadır. Kandaki şeker seviyesinin bu aralığın üzerine çıkması, genellikle diyabet hastalığına işaret eder.

Hastalığın nedeni insülin hormonu üretiminin herhangi bir nedenle yetersiz olması veya hiç olmaması, ya da vücut dokularının insüline karşı duyarsız hale gelmesidir. Birçok farklı çeşidi bulunan diyabet hastalığının en yaygın görülen ve genellikle 35-40 yaş üzeri bireylerde ortaya çıkan türü Tip 2 diyabettir.

Bir diğer adı insülin direnci olan Tip 2 diyabette pankreasta insülin üretimi yeterli olduğu halde hücrelerde insülin hormonunu algılayıcı reseptörlerin çalışmaması nedeniyle bu hormona karşı duyarsızlık gelişir. Bu durumda kan şekeri insülin tarafından dokulara taşınamaz ve kan glukoz düzeyi normalin üzerine çıkar. Bu durum ağız kuruması, kilo kaybı, çok su içme ve çok yemek yeme şeklinde belirtiler ile kendini gösterir.

Birçok farklı önemli hastalığın oluşumunda birincil neden olarak karşımıza çıkan Tip 2 diyabette tedavi ilkelerine tam olarak uyulması büyük önem taşır. Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri; kardiyovasküler sistem, böbrekler ve gözler başta olmak üzere tüm vücutta kalıcı hasarlara yol açtığından diyabet teşhisi konulan bireyler derhal diyabet eğitimi almalı, diyetisyen tarafından uygun görülen beslenme programına tam olarak uymalıdır.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Nedir?

Halk arasında genel olarak şeker hastalığı olarak tabir edilen Diabetes Mellitus, genel olarak kanda glukoz (şeker) seviyesinin normalin üzerine çıkması, buna bağlı olarak normalde şeker içermemesi gereken idrarda şekere rastlanmasıdır. Farklı türevleri bulunan diyabet hastalığı, ülkemizde ve dünyada en sık rastlanan hastalıklar arasında yer alır. Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun sağlamış olduğu istatistiki verilere göre her 11 yetişkinden biri diyabet hastalığına sahip olmakla birlikte her 6 saniyede 1 birey diyabet kaynaklı sorunlar nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Belirtileri Nelerdir?

Diyabet veya şeker hastalığı, bireylerde kendini üç temel belirti ile gösterir. Bunlar normalden fazla yemek yeme ve doymama hissi, sık idrara çıkma, ağızda kuruluk ve tatlılık hissi ve buna bağlı olarak aşırı su içme isteği olarak sıralanabilir.

Şeker hastalığının yaygın belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Aşırı bir şekilde yemek yeme isteği
  • Sık sık idrara çıkma
  • Ağızda kuruluk hissi ve buna bağlı olarak aşırı su içme durumu
  • Halsizlik ve yorgunluk hissi
  • Hızlı ve istemsiz kilo kaybı
  • Bulanık görme
  • Ayaklarda uyuşma ve karıncalanma şeklinde rahatsızlık hissi
  • Yaraların normalden daha geç iyileşmesi
  • Ciltte kuruluk ve kaşıntı
  • Ağızda aseton benzeri koku oluşumu

Diyabet (Şeker Hastalığı) Nedenleri Nelerdir?

Şeker hastalığı nedenleri konusunda yapılan birçok araştırmanın neticesinde, diyabet hastalığında genetik ve çevresel nedenlerin birlikte rol aldığı sonucuna varılmıştır. Temelde Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabet olarak iki türü bulunan şeker hastalığında hastalığa neden olan etmenler bu türlere göre farklılık göstermektedir.

Tip 1 Diyabet nedenleri arasında yüksek oranda genetik faktörler rol oynamakla birlikte kan şekerinin düzenlenmesinde görev alan insülin hormonunu üretimi yapan pankreas organına zarar veren virüsler ve vücut savunma sisteminin çalışmasındaki aksaklıklar da hastalığa sebep olan etmenler arasındadır.

Bunun yanı sıra şeker hastalığının daha yaygın görülen türü olan Tip 2 diyabetin nedenleri arasında şu şekilde belirtilebilir:

  • Obezite (aşırı kilo)
  • Ebeveynlerde diyabet öyküsünün bulunması
  • İleri yaş
  • Hareketsiz yaşam tarzı
  • Stres
  • Gebelik sırasında gestasyonel diyabet oluşumu ve normalden yüksek doğum ağırlıklı bebek dünyaya getirme

Diyabet (Şeker Hastalığı) Çeşitleri Nelerdir ?

Diyabet hastalığının türleri şu şekilde sıralanır:

  • Tip 1 Diyabet (İnsüline bağımlı diyabet): Genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkan, pankreasta insülin üretiminin yetersiz olması veya hiç olmaması kaynaklı ve dışarıdan insülin alımının zorunlu olduğu diyabet hastalığı türü
  • Tip 2 Diyabet: Hücrelerin kan şekerini düzenleyen insülin hormonuna karşı duyarsızlaşması sonucunda görülen diyabet hastalığı türü
  • Latent Autoimmune Diabetes in Adults (LADA): İleri yaşlarda görülen, otoimmün (bağışıklık sistemindeki çalışma bozukluğu sebebiyle vücudun kendi kendine zarar vermesi) kaynaklı Tip 1 diyabet benzeri insüline bağımlı diyabet hastalığı türü
  • Maturity Onset Diabetes (MODY): Erken yaşta görülen Tip 2 diyabet benzeri diyabet hastalığı türü
  • Gestasyonel Diyabet: Gebelik sırasında gelişen diyabet hastalığı türü

Yukarıda belirtilen diyabet türleri haricinde halk arasında gizli şeker hastalığı olarak adlandırılan pre-diyabet dönemi, Tip 2 diyabet oluşumunun öncesinde kan şekerinin diyabet tanısı koymak için yeterli yükseklikte seyretmeden hafif bir yükseklik eğiliminde olduğu, doğru tedavi ve diyet ile birlikte diyabet oluşumunun önüne geçilebildiği veya yavaşlatılabildiği döneme verilen addır. Şeker hastalığının en çok görülen iki çeşidi Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabettir.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Tanısı Nasıl Konulur?

Diyabet tanısında kullanılan en temel iki test açlık kan şekeri ölçümü ve şeker yükleme testi olarak da bilinen Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT)'dir. Sağlıklı bireylerde açlık kan şekeri düzeyi ortalama 70-100 mg/Dl arasında değişkenlik gösterir. Açlık kan şekerinin 126 mg/Dl'nin üzerinde olması, diyabet tanısının koyulabilmesi için yeterlidir.

Bu değerin 100-126 mg/Dl arasında olması durumunda bireye OGTT uygulanarak tokluk kan şekeri araştırılır. Öğün başlangıcından 2 saat sonra kan şekerinin ölçülmesi sonucunda kan glukoz seviyesinin 200 mg/Dl'nin üzerinde olması diyabet hastalığının, 140-199 mg/Dl aralığında olması gizli şeker adı verilen pre-diyabet döneminin göstergesidir. Bunların yanı sıra yaklaşık son 3 aylık kan şekerini yansıtan HbA1C testinin %7'den yüksek olması diyabet tanısını işaret eder. 

Şeker Hastaları Nasıl Beslenmeli?

Diyabet hastaları genellikle özel bir diyet uygularlar. Diyabet diyeti ya da diyabet beslenmesi en sağlıklı yiyecekleri ölçülü miktarlarda yemek ve düzenli yemek saatlerine bağlı kalmak anlamına gelir. Şeker hastalarının beslenme düzeninde, doğal olarak besin açısından zengin, yağ ve kalori açısından düşük olan sağlıklı bir beslenme tercih edilmelidir. Temel unsurlar meyveler ve sebzelerle tam tahıllardır.

Aslında diyabet beslenmesi çoğu kişi için en iyi beslenme planlarından biri olabilir. Diyabetiniz veya prediyabetiniz varsa, doktorunuz muhtemelen sağlıklı bir beslenme planı geliştirmenize yardımcı olması için bir diyetisyene görünmenizi önerecektir. Bu beslenme düzeni kan şekerinizi (glikoz) kontrol etmenize, kilonuzu yönetmenize ve yüksek tansiyon ve yüksek kan yağları gibi kalp hastalığı risk faktörlerini kontrol etmenize yardımcı olabilir. 

Şeker hastalığında düzenli kontrol şarttır. Şeker başka pek çok hastalığı tetikleyebileceği için düzenli sağlık taraması gerektirir. Yanlızca beslenme düzeni değil düzenli kontrolde  check up nasıl yapılır sorusunun yanıtında da yer aldığı üzere, diyabet hastaları açısından hayati önemde olacaktır. 

Diyabet (Şeker) Hastalarında Beslenme Düzeni Neden Önemlidir?

Fazladan yani günlük kalori ihtiyacının üzerinde kalori ve yağ aldığınızda, vücudunuz kan şekerinde istenmeyen bir yükselme yaratır. Kan şekeri kontrol altında tutulmazsa, yüksek kan şekeri seviyesi (hiperglisemi) gibi ciddi sorunlara yol açabilir ve bu durum devam ederse sinir, böbrek ve kalp hasarı gibi uzun vadeli komplikasyonlara neden olabilir.

Sağlıklı gıda seçimleri yaparak ve beslenme alışkanlıklarınızı takip ederek kan şekeri seviyenizi güvenli bir aralıkta tutmaya yardımcı olabilirsiniz. Tip 2 diyabeti olan çoğu kişi için kilo vermek kan şekerini kontrol etmeyi kolaylaştırabilir ve bir dizi başka sağlık yararı da sağlar. Bu nedenle obezite cerrahisinden yardım almak yutulabilir mide balonu, tüp mide gibi yöntemlere hekim gerekli görüyorsa başvurmak gerekebilir. 

Şeker Hastaları Hangi Besinleri Tüketmelidir?

Şeker Hastaları Hangi Besinleri Tüketmelidir?

Şeker hastalarının beslenme alışkanlıklarını değiştirerek hastalığın gidişatına göre beslenme listesi hazırlamaları gerekir. Bunun için uzman bir diyetisyene danışarak beslenme listeleri oluşturmaları önemlidir.

Şeker hastalarının beslenme listesinde yer alması gereken besinler şöyledir:

Yağlı balık

Yağlı balıklar, yüksek omega 3 yağ asidi içeriği nedeniyle kalp hastalıklarını ve iltihabı azalttığı bilinir. Somon, sardalya, ringa balığı, uskumru, orkinos ve alabalık yüksek omega 3 içerir. Fazla kaloriden kaçınmak için bu balıklar ekmek kırıntısı olmadan pişirilmeli ve kızartılmamalıdır. Şeker hastalığı olan kişilerin haftada iki kez yağlı balık yemesi uzmanlarca önerilir. 

Yapraklı yeşillikler

Yapraklı yeşil sebzeler herkes için sağlıklı bir seçimdir. Diyabet hastası olanlarda kan şekeri üzerinde minimum etkiye sahiptir. Vitamin ve mineral içermesi bakımından zengin besin maddeleridir.

Yapraklı yeşilliklere örnek olarak ıspanak, kara lahana, marul, brokoli verilebilir. Bunlar A, C, E, K vitaminleri ile demir, potasyum ve kalsiyum içerir. Salatalarda çiğ olarak yenebilir veya çorbalara eklenebilir.

Avokado

Avokado, tekli doymamış yağ türüdür. Bu yağlar sağlıklı kabul edilir ve kalp üzerinde koruyucu bir etkiye sahiptir. Diyabetli kişiler karbonhidratlara ve şekerlere odaklanma eğiliminde olabilir. Ancak kalp sağlığına uygun bir diyet tüketmek de genel sağlık açısından önemlidir.

Avokado, tüm yağ türleri gibi kalorisi yüksek bir besindir ve ölçülü tüketilmelidir. Avokado lif açısından zengin ve şeker açısından düşüktür. Avokado tüketen kişilerde kan şekeri yükselmesi olmaz ve tokluk hissi oluşabilir. Bir avokado içerisinde; 322 kalori, 4 gram protein, 17 gram karbonhidrat, 13,5 gram lif, 1 gram şeker bulunur.

Yumurta

Şeker hastalarının tüketmesi gereken besinlerden bir diğeri de yumurtadır. Yumurta; protein ve vitamin açısından zengin bir besindir. Birçok farklı şekilde tüketilebilir. Yumurta, şeker hastaları için faydalı bir besindir.

Fasulye

Fasulye, diyabet hastaları için oldukça önemli bir besin maddesidir. Mineral, vitamin ve lif kaynağıdır. Düzenli fasulye tüketiminin tip 2 diyabetle ilişkili riskleri azalttığı ve kan şekeri kontrolünü iyileştirdiği bulunmuştur. 

Yoğurt

Yoğurt iyi bir D vitamini ve kalsiyum kaynağıdır. Ayrıca protein açısından da oldukça zengindir. Yoğurdun içeriğinde 20 gram protein vardır. Yoğurdun bir diğer faydası da probiyotik içermesidir. Probiyotikler, bağırsak bakterilerinde yaptığı değişiklikler sayesinde tip 1 ve tip 2 diyabetin önlenmesinde ve yönetilmesinde etkili olabilir.

Fındık

Kuruyemişler kalp sağlığına iyi gelen besinlerdir. Ceviz, iyi bir omega 3 yağ asidi kaynağıdır. Ceviz; protein, magnezyum ve demir açısından da zengindir. Beslenme listesinde ceviz bulunan kişilerin şeker hastalığına yakalanma riski daha azdır.

Brokoli

Brokoli, fitokimyasallar, lif ve vitamin içeren nişastasız bir sebzedir. Düşük karbonhidratlı ve düşük kalorilidir. Bu nedenle şeker hastaları bol miktarda brokoli tüketebilirler.

Sızma zeytinyağı

Sızma zeytinyağı, tekli doymamış bir yağdır ve kalp üzerinde koruyucu bir etkiye sahiptir. LDL (kötü kolesterol) kolesterolü düşürücü etkisi vardır. Şeker hastalarının zeytinyağı kullanması oldukça önemlidir.

Keten tohumları

Keten tohumu, zeytinyağı gibi çoklu doymamış bir yağdır ve iyi bir omega 3 ile omega 6 yağ asit kaynağıdır. Diyabet hastaları keten tohumundan çeşitli şekillerde faydalanabilirler. Keten tohumu bir antioksidan görevi görür. Kolesterolü düşürür ve normal kan şekeri seviyelerini korur. Kahvaltıdan önce keten tohumu yemenin kahvaltı sonrası kan şekeri artışlarını azalttığı saptanmıştır.

Gizli Şeker Nedir?

Gizli şeker halk arasında popüler bir terimdir. Bir kişinin kan şekeri düzeyleri olması gerekenden yüksektir ancak diyabetik olarak kabul edilebilecek yüksek sınırlar içinde de değildir. Bu tür hastalarda yapılan analiz sonucunda elde edilen değerler normal aralıkta değildir. Ancak Tip 2 diyabet tanısı konulacak kadar yüksek de değildir. Bu durumlarda tıbben gizli şeker tanısı konulur. Gizli şeker hastaları diyabet hastası olarak kabul edilmeseler de aslında diyabet adayıdırlar. Yüksek risk grubunda oldukları için gizli şeker tanısı alan hastaların gerekli önlemlerin alınması çok önemlidir.

Gizli Şeker Belirtileri Nelerdir?

Gizli şeker tanısı açlık ve tokluk değerlerine bakılarak değerlendirilse de hastaları bu aşamaya getiren belli başlı nedenler vardır. Kişinin kendini hissettiği farklılıklar gizli diyabet var mı sorusunu akıllara getirebilir. Bu farklılıklardan en sık görüleni açlık ve hızlı yemek yemedir. Gizli şeker hastalarının aslında kısmen diyabete yatkınlıkları nedeniyle diyabetik belirtiler verdikleri gözlenmektedir.

Özellikle açlığa tahammülsüzlük ve gerginlik diyabetli hastalarda ortaya çıkmaktadır. Açlık ve tokluk kan şekeri değerlerinin farklılaşmasından da anlaşılacağı üzere kan şekerindeki dengesizlik tatlı yeme krizleri ile karşımıza çıkabilmektedir. Bu krizleri günlük hayatımızda fark etmesek de bize küçük sinyaller verebilir. Yine, yemek yedikten sonra uyku bastırması, yorgunluk ve halsizlik gibi durumlar herkesin başına gelebilecek detaylardır.

Ancak bu gizli şekerden kaynaklanıyorsa kesinlikle biraz daha farklı hissedersiniz. Eğer bu kararsızlığı yaşıyorsanız, emin değilseniz mutlaka bir doktora görünmelisiniz. Gizli şekerin en kesin belirtilerinden biri de bu halsizlik ve uyku halidir. Yemeklerden sonra aniden yorgunluk hissedilir ve uyku başlar.

Glukometre (Kan Şekeri Ölçüm Cihazı) ve Kan Şekeri Takibi

Glukometre, kandaki glukoz düzeyini kısa sürede ölçmeye yarayan taşınabilir bir cihazdır ve diyabet hastalarının evde düzenli kan şekeri takibi yapmasını sağlar. Ölçüm öncesinde ellerin yıkanması, test çubuğunun doğru şekilde kullanılması ve sonuçların kayıt altına alınması doğru takip açısından önemlidir. Glukometre; tip 1 ve tip 2 diyabet hastalarının yanı sıra prediyabet tanısı alan, gebelik diyabeti bulunan veya doktor önerisiyle kan şekeri izlemi gereken kişiler tarafından da kullanılabilir. Kan şekeri değerleri beslenme, fiziksel aktivite, stres, uyku düzeni, enfeksiyonlar ve kullanılan ilaçlar gibi birçok faktörden etkilenebildiği için ölçüm sonuçları bu değişkenlerle birlikte değerlendirilmelidir.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Tedavisi Yöntemleri Nelerdir?

Diyabet tedavi yöntemleri, hastalığın türüne göre farklılık gösterir. Tip 1 diyabette insülin tedavisi ile birlikte tıbbi beslenme tedavisi titizlikle uygulanmalıdır. Hastanın diyeti doktor tarafından önerilen insülin dozu ve planına göre diyetisyen tarafından planlanır. Besinlerin içerdiği karbonhidrat miktarına göre insülin dozunun ayarlanabildiği karbonhidrat sayımı uygulaması ile birlikte Tip 1 diyabetli bireylerin hayatı oldukça kolaylaştırılabilmektedir. Tip 2 diyabetli bireylerde ise tedavi beslenme düzeninin sağlanmasının yanı sıra genellikle hücrelerin insülin hormonuna duyarlılığını artırmaya veya doğrudan insülin hormonu salınımını artırmaya yönelik oral antidiyabetik ilaçların kullanılmasını içerir.

Diyabet hastalığında dikkat edilmesi gerekenler ve önerilen tedavi ilkelerine uyulmadığı durumlarda kan şekerinin yüksek seviyelerde seyretmesi, başta nöropati (sinir harabiyeti), nefropati (böbreklerde hasar oluşumu) ve retinopati (göz retinasında hasar oluşumu) olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açar. Bu nedenle eğer siz de diyabet hastalığına sahip bir bireyseniz, düzenli olarak kontrollerinizi yaptırmayı ihmal etmeyiniz.

Diyabet Ameliyatı (Metabolik Cerrahi) Kimler İçin Uygundur ve Nasıl Yapılır?

Diyabet ameliyatı her diyabet hastası için uygun bir tedavi yöntemi değildir. Cerrahi tedavi genellikle tip 2 diyabet tanısı bulunan, yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisine rağmen kan şekeri kontrolü sağlanamayan hastalarda değerlendirilir. Obezite eşlik eden hastalarda metabolik cerrahi veya bariatrik cerrahi yöntemleri uygulanabilir. Cerrahinin amacı sindirim sistemi üzerinde hormonal değişiklikler oluşturarak insülinin daha etkili kullanılmasını desteklemektir. Günümüzde diyabet ameliyatlarının büyük bölümü laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirilir. Ameliyat sonrasında düzenli beslenme, hekim kontrolleri ve kan şekeri takibi tedavinin başarısı açısından büyük önem taşır.

Diyabet Hastaları Oruç Tutabilir mi?

Diyabet hastalarında oruç tutma kararı mutlaka hekim değerlendirmesi sonrasında verilmelidir. Tip 1 diyabet hastalarında insülin tedavisinin zorunlu olması nedeniyle oruç genellikle önerilmez. Tip 2 diyabet hastalarında ise hastalığın seyri, kullanılan ilaçlar ve kan şekeri kontrolü değerlendirilerek kişiye özel karar verilir. Oruç tutmasına uygun görülen hastaların iftar ve sahurda düşük glisemik indeksli, liften zengin besinleri tercih etmesi, yeterli su tüketmesi ve kan şekeri takibini aksatmaması gerekir. Hipoglisemi belirtileri gelişmesi halinde sağlık açısından orucun sonlandırılması önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Diyabet, kanda glukoz (şeker) seviyesinin yükselmesiyle seyreden kronik bir metabolizma rahatsızlığıdır. Sağlıklı bir bireyde açlık kan şekerinin 70-100 mg/dL aralığında olması beklenir; bu değerin 126 mg/dL üzerine çıkması diyabet göstergesidir.

Tip 1 diyabette pankreasta hiç insülin üretilmez veya üretim yok denecek kadar azdır, bu nedenle dışarıdan insülin alımı zorunludur. Tip 2 diyabette ise pankreasta insülin üretimi devam etmesine rağmen hücreler bu hormona karşı direnç geliştirir ve insülin etkili kullanılamaz.

Gizli şeker, kan glukoz seviyelerinin normalden yüksek ancak henüz diyabet tanısı koyacak seviyede olmadığı aralıktır. Yemek sonrasında aniden gelen uyku hali, halsizlik, tatlı krizleri ve açlığa tahammülsüzlük gizli şekerin en yaygın belirtileri arasındadır.

Şeker hastaları lif oranı yüksek yapraklı yeşillikler, baklagiller, kuruyemişler, avokado, yumurta ve omega-3 bakımından zengin yağlı balıkları tercih etmelidir. Karbonhidrat ve basit şeker tüketimi sınırlandırılmalı, beslenme planı bir diyetisyen eşliğinde oluşturulmalıdır.

Metabolik cerrahi, ilaç tedavisi ve diyet değişikliklerine rağmen kan şekeri kontrol altına alınamayan ve genellikle obezite sorunu yaşayan Tip 2 diyabet hastaları için uygun bir seçenektir. Genellikle laparoskopik (kapalı) yöntemle uygulanır.

Şeker hastalarında yaygın olarak görülen belirtiler sık sık yeme isteği, özellikle geceleri artan sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, aşırı su içme durumu, halsizlik ve bulanık görmedir. 

Şeker hastaları için örnek menüde bulunması gereken besin maddeleri kan şekeri dengesini ayarlayabilen besinlerden seçilmelidir. Şeker hastaları nasıl beslenmeli listesi olarak kahvaltıda; brokoli, mantar ve biberli omlet tüketilebilir. Sabah atıştırmalığında bir avuç badem tüketilebilir. Öğle yemeğinde; ıspanak, domates, avokado, soğan, salatalık ve sirke soslu ızgara tavuk salata tercih edilebilir. Öğleden sonra atıştırmalığı olarak dilimlenmiş çilek ve cevizli yoğurt yenebilir. Akşam yemeği; otlu kinoa ve fırında somon. Akşam atıştırmalığı ise dilimlenmiş sebze ve humus şeklinde olabilir.

Şeker hastalarının bazı besin maddelerinin tüketiminde özellikle kaçınması gerekir. Beyaz ekmek, pirinç, makarna, şekerle tatlandırılmış içecekler, kızarmış yiyecekler, alkol, kahvaltılık gevrek, şekerleme, işlenmiş etler, meyve suyu gibi besin maddeleri tüketilmemelidir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
ilhami-gultepe

Doç. Dr.

İlhami Gültepe

İç Hastalıkları (Dahiliye)

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam