satır arası

Vücudun temel enerji kaynağı olan glikoz, tek şeker (monosakkarit) yapısında bir maddedir. Meyvelerde bulunan fruktoz ve sütte bulunan galaktoz şekerleri, glikoza benzer özelliğe sahip diğer monosakkaritlerdir. Bu yapı taşları çeşitli formlarda ve sayıda bir araya gelerek karbonhidratlar olarak ifade edilen besin maddelerini oluştururlar.

Karbonhidrat ailesinde yer alan besin maddelerinin sindirimi tüketilmeleri ile eş zamanlı olarak başlar. Karmaşık şeker yapılarının onları oluşturan yapı taşlarına ayrıştırılması pankreastan salgılanan çeşitli enzimler yardımıyla gerçekleştirilir, emilir ve metabolizma için kullanılır.

Beslenme ile alınan glikoz dışında böbrek ve karaciğer gibi organlar, bünyelerinde depoladıkları ya da glikoneogenez olarak adlandırılan bir süreç ile yeniden ürettikleri glikozu, kan şekeri seviyesinin düzenlenmesi amacıyla salgılama yeteneğine sahiplerdir.

Şeker (Glikoz) yükleme testi nedir?

Gebelik döneminde gelişen yüksek kan şekerinin (gestasyonel diyabet) tespit edilmesi amacıyla yapılan şeker yükleme testi, vücudun dışarıdan şeker alınmasına verdiği cevabı inceler. Ancak, şeker yükleme testi sadece gebelerde değil, obesite ve prediyabet diya adlandırdığımız tıbbi durumların da tanısında ve takibinde de kullanılır, ancak, bu yazıda gebelerdek, uygulama ele alınmıştır.

2 aşamada gerçekleştirilen bu testte ilk olarak hazırlanan sıvı içilir ve 1 saat sonrasında kan şekeri düzeyi ölçülür. Tespit edilen kan şekeri düzeyinin belirlenen sınır değerlerin üzerinde olup olmamasına göre kişide gestasyonel diyabetin gelişip gelişmediği aydınlatılmış olur.

Şeker (Glikoz) tükleme testi kimlere yapılır?

Gestasyonel diyabet, hamilelik döneminde yaygın olarak tespit edilen bir metabolik sorun olup, batı ülkelerindeki gebelerin yaklaşık olarak 20’de 1’ini etkileyen bir durumdur. Gebelik ve doğum esnasında bu durum ilişkili ortaya çıkabilecek problemlere ek olarak gestasyonel diyabet saptanan kadınların yarısından fazlasında 5-15 yıllık bir süre zarfı içerisinde Tip 2 şeker hastalığı gelişebilmektedir.

Hamilelik dönemindeki yüksek kan şekerinin genellikle belirgin bir klinik bulguya neden olmadan ilerlemesi nedeniyle bu durumun erken tespiti amacıyla tarama testi yapılması önem arz eder.

Şeker yükleme testi gebeliğinin 24 ile 28’inci haftaları arasındaki kadınlarda gestasyonel diyabetin varlığının incelenmesi amacıyla yapılır. Kişilerde bazı risk durumlarının varlığı söz konusu olduğunda ise testin yapılması gebeliğin daha erken zamanlarında gerçekleştirilebilir:

  • Obezite,
  • Önceki hamileliklerde gestasyonel diyabet gelişmiş olması,
  • Diyabet ile ilişkili aile öyküsünün bulunması.


Her ne kadar gestasyonel diyabetin geliştiği çoğu kadın sağlıklı bebekler dünyaya getirebiliyor olsa da kan şekerinin kontrol altında olmadığı bazı hamileliklerde preeklampsi ya da sezeryan doğum gerektiren aşırı fetal büyüme gibi istenmeyen durumlara zemin hazırlayabileceği için dikkatli olunması gerekir.

Gestasyonel diyabet nedir?

Kişide şekere karşı intolerans halinin hamilelik esnasında gelişmesi ya da bu dönem içerisinde tespit edilmesi gestasyonel diyabet olarak tanımlanır. Plasenta kaynaklı bazı hormonlar anne adayında insülin direnci gelişimine neden olarak kan şekeri düzeyinin yükselmesine zemin hazırlayabilir. Büyüme hormonu, prolaktin ve progesteron gibi hormonlar gebelik döneminde gelişen insülin direnci ile ilişkili kabul edilen hormonlardır.

Hormonal faktörlere ek olarak kişide mevcut çeşitli durumlar gestasyonel diyabet gelişimi açısından klinik risk faktörleri olarak görülür:

  • Fiziksel aktivite azalması,
  • Şeker hastalığına sahip birinci dereceden bir aile bireyi varlığı,
  • Daha önce makrozomik (iri bebek, 4000 gram ve üzeri) bebek doğurmak,
  • HDL kolesterolün 35 mg/dL değerinden düşük olması,
  • Trigiliserit seviyesinin 250 mg/dL’nin üzerinde olması,
  • Polikistik over sendromu,
  • %5.7’den yüksek seviyede HbA1c tespit edilmesi,
  • OGTT (oral glikoz tolerans testi) sonuçlarının anormal olması.

Şeker (Glikoz) yükleme testi nasıl yapılır?

Glikoz yükleme testi sağlık kuruluşlarında 50 gram şeker içeren 150 ml hacmindeki sıvının tüketilmesi ile gerçekleştirilir. Şeker yüklemesini takiben 1 saat sonrasında kişinin kan şeker düzeyi ölçülür.

İncelenen kan şekeri düzeyi desilitrede 140 miligram’ın altında sonuçlanması normal olarak değerlendirilir. Bu değerin üzerinde tespit edilen kan şekeri düzeyi ise yaklaşık olarak %80 ihtimalle gestasyonel diyabete işaret ediyor olabilir. Bu durumun tam olarak aydınlatılması amacıyla hekim tarafından glikoz tolerans testi gibi bazı diğer testlere başvurulabilir.

100 gram şeker ile gerçekleştirilen glikoz tolerans testinde kan şekeri düzeyi tayinleri 3 saatlik bir zaman dilimi içerisinde toplam 4 kez gerçekleştirilir. Bu 4 testten 2’sinde anormal sonuçlar elde edilmesi halinde kişideki gestasyonel diyabet ortaya konmuş olur.

İkinci testte sınır olarak kabul edilen değerler:

  • İlk saatte desilitrede 180 miligramın üzerinde kan şekeri düzeyi
  • İkinci saatte desilitrede 155 miligramın üzerinde kan şekeri düzeyi
  • Üçüncü saatte desilitrede 140 miligramın üzerinde kan şekeri düzeyi

 

Gestasyonel diyabet tedavisi nasıldır?

Gestasyonel diyabet hem anne adayı hem bebek üzerinde çeşitli problemlerin gelişmesine zemin hazırlayabilen bir durumdur. Annenin hamilelik dönemindeki yüksek kan şekeri, bebeğin makrozomik yani iri olması, yeni doğan döneminde yüksek kan şekerine sahip olması, yüksek kan değerleri, doğum esnasında omuzunun çıkması ve düşük kalsiyum düzeyine sahip olmasına neden olabilir.

Hipertansiyon (yüksek kan basıncı), preeklampsi, şeker hastalığı gelişme riskinde artış ve sezaryen doğum ihtiyacında artış, gestasyonel diyabetin anne adayı açısından zemin hazırladığı çeşitli sağlık sorunları arasında yer alır.

Gestasyonel diyabetin kontrol altına alınması amacıyla atılacak ilk adımları çeşitli yaşam tarzı değişikliği uygulamaları oluşturur. Beslenme progmanının düzenlenmesi, fiziksel aktivite (egzersiz) ve kan şekeri düzeyi takibi bu uygulamalara örnek teşkil eder. Bu uygulamalar bir uzman tarafından kişiye özel olarak planlanır.

Hamilelik döneminde kan şekeri yüksekliğ tespit edilen kadınlara için fiziksel aktivite önerisi, haftanın en az 5 günü 30 dakika orta düzeyde olacak şekilde aeorobik egzersiz yapmalarıdır.

Beslenme ve egzersiz ile kan şekeri düzeyinin kontrol altında tutulamadığı anne adaylarında hekim tarafından ilaç tedavisine başvurulabilir. Yüksek kan şekerinin tedavisinde seçilen ilk ilaç insülin hormonudur. İnsülin hormonu kan şekerinin metabolik düzeyde kontrolüne imkan sağlar.

Anne adayının tedavisinde kullanılacak insülin dozu hastanın kilosu göz önünde bulundurularak belirlenir. Günlük olarak kullanılacak insülin düzeyi kişinin vücut ağırlığının 0,2 ile çarpılması ile hesaplanır. İnsülin dozunun birimi ise ünitedir.

Kan şekerinin bir öğünü takiben yükseldiği tespit edilen kişilerde hekim tarafından uygun görülen durumlarda kişiye yemek öncesinde 2-4 ünite insülin kullanması önerilebilir. Gebeliğin ilk 3 ayında (ilk trimester) bulunan anne adayları için önerilen günlük insülin dozu kilogram başına 0.7 ünitedir. Bu değer ikinci 3 aylık dönem için kilogram başına 0.8 ve üçüncü 3 aylık dönemde ise kilogram başına 0.9-1 ünite olacak şekilde yeniden düzenlenir.

İnsülin tedavisi 2 aşamada uygulanması önerilen bir tedavi şeklidir. Kişinin alması gereken insülin miktarının yarısını temel insülin dozu olarak alması, geriye kalan insülin dozunu ise tedavide uygulanan insülin çeşidine göre öğünlerin arasında ya da öğün öncesinde olacak şekilde 3 dozda alması önerilir.

Anne adaylarının büyük bir çoğunluğunda gebelik dönemi öncesinde şeker hastalığının varlığına dair herhangi bir tarama testi gerçekleştirilmemiş olması, şeker hastalığının gebelik esnasında mı ortaya çıktığı yoksa gebelik öncesinde de var olan bir durum mu olduğunun tespiti konusunda sorun teşkil eder.

Şeker hastalığı ile ilgili çalışmalar gerçekleştiren çeşitli komiteler hamilelik döneminde gestasyonel diyabet tespit edilen kadınların, gebelikleri sonrası dönemde de 1-3 yıl arasında değişen zaman aralıkları ile takip edilmesini önermektedir. Sağlıklı günler dileriz.

satır arası

377

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.