Serebral Palsi (Beyin Felci) nedir? Serebral Palsi belirtileri ve tedavileri nelerdir?

Nöroloji
125

Serebral palsi (SP), erken fetal dönem ile beş yaş arasında meydana gelen beyin hasardır. Serebral palsinin etkileri hasarın derecesine ve bulunduğu yere bağlı olarak değişir. Hareket bozuklukları ve kaslarda spastisite ile kendini belli eden bir hastalıktır. Serebral palsinin nedenleri arasında oksijen yetersizliği, enfeksiyonlar ve beyin malformasyonu nedeniyle oluşabilecek beyin hasarı sayılabilir. Belirtiler, fark edilmeyecek kadar hafif olabileceği gibi bir veya daha fazla uzuvda önemli hareket bozuklukları ve hareket edemeyecek kadar sert hale gelen eklemlere kadar uzanır. Serebral palsinin kesin bir tedavisi yoktur. Fakat fizyoterapi, konuşma terapisi, ergoterapi ve bazen ilaç tedavisi ya da cerrahi tedavi yöntemleri hastaların maksimum potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olabilir.

Serebral palsi nedir? 

Serebral palsi ya da diğer adıyla beyin felci kasların tonusunu, hareketini ve motor becerileri etkileyen bir problemdir. Vücudun koordineli ve amaçlı bir şekilde hareket etme kabiliyetini engeller. Solunum, mesane ve bağırsak kontrolü, yeme ve konuşma gibi motor becerileri ve kasları içeren diğer vücut fonksiyonlarını da etkileyebilir. Çoğu durumda, görme, işitme ve dokunma duyusunda da sorunlar vardır. Serebral palsi bir hastalık değildir. Aksine, kas hareketlerini kontrol eden beyin hasarının neden olduğu bir grup belirtidir.

Serebral palsi nedenleri

>Serebral palsiye birçok farklı türde beyin malformasyonu veya hasarı neden olabilir ve bazen birden fazla nedenden kaynaklanabilir. Vakaların %15 ila 20'si doğumdan kısa bir süre önce, doğum sırasında ve kısa bir süre sonra ortaya çıkan sorunlardan kaynaklanır. Bu sorunlar doğum sırasında oksijen eksikliği, enfeksiyonlar ve beyin travmasıdır.

Hamilelik sırasında geçirilen kızamıkçık, toksoplazma, zika virüsü veya sitomegalovirüs enfeksiyonları bazen serebral palsiye neden olur. Gen anormallikleri de beyinde yapısal bozukluklara neden olarak serebral palsiye yol açabilir. 

Erken doğan prematüre bebekler bu bozukluğa karşı özellikle hassastır. Bu bebeklerde beynin bazı bölgelerinde bulunan kan damarları tam gelişmemiştir ve kolayca kanayarak hasara zemin hazırlar. Yenidoğan döneminde sarılığa yol açan kandaki yüksek bilirubin seviyeleri, kernikterus adı verilen beyin hasarına neden olabilir. Kernikterus serebral palsinin önemli nedenlerinden biridir. 

Yaşamın ilk iki yılında görülen menenjit, ağır sepsis, yaralanmalar ve ciddi dehidrasyon gibi sorunlar beyne zarar verebilir ve sonrasında beyin felcine neden olabilir. Bebeklik döneminde geçirilen trafik kazaları ya da düşme, sarsılma gibi sebeplerin neden olduğu travmalar serebral palsiye yol açabilir.

Serebral palsi belirtileri

Serebral palsi belirtileri hafif ila şiddetli arasında geniş bir yelpazede yer alır ve kişiden kişiye değişiklik gösterir. SP'li bazı insanlar yürümek ve oturmakta zorluk çekerken, diğerleri nesneleri kavrama ile ilgili sorunlar yaşayabilir. Belirtiler zamanla daha şiddetli hale gelebilir veya hafifleyebilir. Ayrıca, beynin etkilenen kısmına bağlı olarak farklı belirtiler görülür. En sık görülen belirtiler aşağıda sıralanmıştır:

  • Yuvarlanma, tek başına oturma veya sürünme gibi motor beceri gelişiminde gecikmeler
  • Kas tonusunda aşırı sertlik ya da gevşeklik gibi değişiklikler
  • Konuşma gelişiminde gecikmeler ve konuşma zorluğu
  • Kaslarda spastisite adı verilen sertlik ve abartılı refleksler
  • Ataksi olarak adlandıran kas koordinasyonu zayıflığı
  • Titreme ve istemsiz hareketler
  • Sık sık düşme
  • Yutma problemleri
  • Vücudun bir tarafını tercih etme, örneğin nesneleri hep aynı elle tutma
  • Nöbet, zihinsel yetersizlik ve körlük gibi nörolojik problemler

Serebral palsili çoğu çocuk hastalıkla doğar, fakat aylar veya yıllar sonrasına kadar bir hastalık belirtisi göstermeyebilir. Belirtiler genellikle çocuk 3 veya 4 yaşına gelmeden önce ortaya çıkar.

Serebral palsi tipleri 

Beynin çeşitli kısımlarını etkileyen farklı tipte SP'ler vardır. Serebral palsinin spastik, atetoid, ataksik, hipotonik ve karışık tip olmak üzere beş farklı formu bulunur. Her tip, kendine özgü spesifik hareket bozukluklarına neden olur.

Spastik serebral palsi: SP’li kişilerin yaklaşık %80'ini etkileyen en yaygın tipidir. Kaslarda sertliğe, abartılı reflekslere ve hareket zorluğuna neden olur. Spastik SP'li birçok insan, yürürken dizlerini bükme veya bacakları ile makas benzeri hareketler yapma gibi hareket anormalliklerine sahiptir. Kas güçsüzlüğü ve felç de bu tabloya eşlik edebilir. 

Atenoid serebral palsi: Atetoid SP'li insanlar vücut hareketlerini kontrol etmekte zorlanırlar. Hastalık kollarda, bacaklarda ve ellerde istemsiz, anormal hareketlere neden olur. Bazı durumlarda, yüz ve dil de etkilenir. Hareketler yavaş ve burulma şeklinde veya hızlı ve düzensiz olabilir. Etkilenen kişinin yürümesini, oturmasını, yutmasını veya konuşmasını zorlaştırabilir.

Hipotonik serebral palsi: Hipotonik tip, kas tonusunun azalmasına ve aşırı gevşek kaslara neden olur. Kollar ve bacaklar bir bez bebek gibi sarkık görünür. Bu tip bebeklerin baş kontrolleri yetersizdir ve nefes almakta zorlanabilirler. Ayrıca konuşma zorluğu, reflekslerde zayıflık ve yürüme anormallikleri de bulunabilir.

Ataksik serebral palsi: Denge ve derinlik algısı ile ilgili sorunlara neden olur. En az görülen tiptir. Genellikle düzensiz ve sakar görünen istemli kas hareketleriyle karakterizedir. Bu forma sahip kişilerde koordinasyon sorunları vardır. Yürümek, nesneleri kavramak ve yazmak gibi motor işlevleri yerine getirmekte zorluk çekerler.

Karışık tip: Bazı insanlarda farklı tiplerde görülen belirtilerin bir kombinasyonu görülür. Buna karışık serebral palsi denir. Karışık tipteki vakalarının çoğu, spastik ve atetoid formların birleşimi şeklinde görülür.

Serebral palsi tedavisi

Serebral palsinin kesin bir tedavisi yoktur. Tedavinin amacı sınırlamaları iyileştirmek ve komplikasyonları önlemektir. Serebral palsili çocuklar ve yetişkinler bir tıbbi bakım ekibiyle uzun süreli tedaviye ihtiyaç duyarlar. Bu bakım ekibinde yer alan sağlık profesyonelleri aşağıda sıralanmıştır:

Çocuk doktoru: Tedavi planını yapar ve tıbbi bakımı denetler.

Pediatrik nörolog: Beyin ve sinir sistemi bozuklukları olan çocukların teşhis ve tedavisi için eğitilmiş doktordur. Serebral palsili çocukların bakım ve tedavisine dahil olabilir.

Ortopedist: Kas ve kemik bozukluklarını tedavi etmek için eğitilmiş uzman doktor olan ortopedist, kas sorunlarının teşhis ve tedavisinde yardımcı olur.

Fizyoterapist:  Serebral palsili çocukların kaslarını güçlendirmelerine ve yürüme becerisini geliştirmelerine yardım eder. 

Mesleki terapist (Ergoterapist): Çocuklara öz bakım becerilerini geliştirmek ve günlük aktivitelere yardımcı adaptif ürünleri kullanmayı öğretmek için destek sağlar.

Dil ve konuşma terapisti: Konuşma ve yutma problemleri çeken çocuklara destek eğitim verir. 

Özel eğitim öğretmeni: Çocukların yaşlarına uygun davranışlar ve sosyal beceriler geliştirmesine yardımcı olur. Öğrenme güçlüğünü ele alır, eğitim ihtiyaçlarını belirler ve uygun eğitim kaynakları ile eğitim verir. 

Serebral palsi tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım söz konusudur. İlaç tedavisi, fizyoterapi, uğraş terapisi (ergoterapi), konuşma terapisi, özel eğitim ve gerekli durumlarda botoks ya da cerrahi tedaviler uygulanır.

Serebral palsi fizik tedavi 

Doğumdan sonraki ilk 1-2 yıl boyunca fizyoterapistler ve ergoterapistler baş ve gövde kontrolü, yuvarlanma, yürüme ve kavrama gibi konularda destek sağlarlar. Ergoterapistler, stratejiler ve uyarlanabilir ekipmanlar kullanarak çocuğunuzun evde, okulda ve toplumdaki günlük aktivitelere ve rutinlere bağımsız katılımını teşvik etmek için çalışır.

Serebral palsi botoks tedavisi 

Daha çok estetik alanda kullanımıyla ön plana çıkan botoks, serebral palsi tedavisinde de kullanılabilir. Botoks, kaslardaki aşırı kasılma sonucu oluşan sertlikleri gidermede kullanılır. Böylece ilgili kasların güçlendirilmesi için yapılan fizik tedavi çalışmaları daha etkin bir şekilde uygulanabilir. Botoks, ayrıca kasılmanın neden olduğu sıkıntıyı gidererek hastaları rahatlatır. Botoks uygulaması ile kaslardaki kasılma azaltılırsa kasların fonksiyonelliği de artar. Spastisite nedeniyle çocukların büyümesi yavaşlar. Bu nedenle botoks, büyüme sorununa da çözüm sunar.