Siroz nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

İç Hastalıkları
686

Yaklaşık olarak 1,5 - 2 kilogram ağırlığındaki iç organlarımızın en büyüğü olan karaciğer, vücutta kendi kendini yenileme özelliğine sahip tek organdır. Vücudun yaşamsal fonksiyonlarının yerine getirilmesinde çok büyük bir öneme sahip olan bu organ; her türlü kimyasal madde, ilaç ve alkolden kanın arındırılmasında rol oynar. Bunun haricinde bazı vitamin ve minerallerin depolanması, yağların sindirimi, kanın pıhtılaşması, bağışıklık sisteminin düzenlenmesi gibi önemli süreçlerde de karaciğer başrolde yer alır. Bu nedenle karaciğerde oluşan en küçük harabiyet, insan vücudunda oldukça büyük sorunlara yol açabilmektedir.

Siroz nedir?

Kronik karaciğer hastalığı olarak da adlandırılan siroz, karaciğerde ileri derecede hasar oluşumuna verilen isimdir. Çeşitli hastalıklar nedeniyle, bazense bilinmeyen sebeplerden dolayı karaciğerde farklı düzeylerde hasar meydana gelebilir. Bunun sonucunda karaciğerin yapısal fonksiyonlarında çeşitli bozulmalar oluşur ve normal işlevlerini yerine getirememeye başlar. Bu durum, siroz sürecinin başlangıcıdır. Süreç ilerledikçe işlevine devam eden karaciğer hücrelerinin azalması sonucunda karaciğer giderek sertleşmeye ve küçülmeye başlar. Sertleşen dokulara kanın akışı zorlaşır ve kanın dokuya ulaşamaması sebebiyle yeni damar yolları oluşur. Tüm bu olaylar karaciğeri daha da olumsuz etkileyerek siroz tablosunu ağırlaştırır. Sonuç olarak karaciğer fonksiyonunu yerine getirememeye başlar ve karaciğer yetmezliği ortaya çıkar.

Siroz belirtileri nelerdir?

Siroz hastalığı, erken dönemde genellikle belirti vermez. Fakat hastalığın derecesi ilerledikçe ve karaciğerde oluşan harabiyet düzeyi arttıkça görülen belirtilerde ve bu belirtilerin şiddetinde artış gözlenir. En sık görülen siroz belirtileri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • İştah ve kilo kaybı
  • Bulantı ve kusma
  • Sürekli halsizlik hissi
  • Bacaklarda şişme - ödem oluşumu
  • Karında asit birikimi nedeniyle şişme
  • Kas kaybı
  • Kansızlık
  • Kaşıntı
  • Sarılık
  • Kanın pıhtılaşmaması
  • Kadınlarda adet düzensizliği
  • Ciltte morarma ve kanamalar
  • Sinirlilik hali
  • Kabızlık ve gaz sorunu
  • Midede ağırlık hissi

Siroz nedenleri nelerdir?

Sirozun bilinen en yaygın sebebi kronik alkol kullanımıdır. Aşırı alkol kullanımının haricinde en önemli siroz nedenlerinden bir tanesi de Hepatit B ve Hepatit C gibi kronik viral hepatitlerdir. Siroz hastalarının yaklaşık %10-15'lik bir kısmında ise yapılan tüm araştırmalara rağmen herhangi bir nedene rastlanılamamakta ve bu duruma nedeni belli olmayan siroz hastalığı (kriptojenik siroz) denmektedir. Bunların haricinde aşağıdaki nedenlerden dolayı da kişilerde nadir de olsa siroz hastalığı gelişebilir:

  • Alkol kaynaklı olmayan karaciğer yağlanmaları
  • Safra yollarının tıkanması ve iltihaplanması
  • Vücudun kendi dokularına karşı antikor üretmesi sonucunda oluşan otoimmün hepatitler
  • Ağır ilaçların uzun süreli kullanımı
  • Demir ve bakır minerallerinin aşırı alımı
  • Kronik kalp yetmezliği

Siroz tanısı nasıl konulur?

Yukarıdaki başlıklarda yer alan siroz belirtilerinin bir veya birkaçı ile sağlık kuruluşuna başvuran hastalarda detaylı olarak hastalık öyküsünün alınması oldukça büyük önem taşımaktadır. Özellikle kronik alkol kullanımının olup olmadığı, geçmişte viral hepatit geçirilip geçirilmediği hastalara mutlaka sorulmalıdır. Detaylı bir şekilde öyküsü alındıktan sonra tıbbi değerlendirmeler yapılır. Hastalığın teşhisinde elle muayenenin önemli bir yeri vardır. Siroz hastalarında rastlanan karaciğer sertliği, büyümesi, karaciğer kenarlarının belirginleşmesi, dalak büyümesi ve karında sıvı birikimi elle muayene sırasında saptanabilir. Ayrıca sarılık, ödem ve vücutta morarmalar da ilk muayenede göze çarpan teşhis kriterleri arasında yer alır. Hekim tarafından yapılan muayenenin yanı sıra ultrason ve diğer görüntüleme yöntemleri, çeşitli kan tahlilleri ve biyopsi sonucunda siroz hastalığının kesin teşhisi konulabilir.

Siroz tedavi yöntemleri nelerdir?

Karaciğer sirozu; hastalığın ilerleme seviyesine göre A, B ve C olarak 3 seviyeye ayrılır. Karaciğerin daha az hasar almış olduğu A ve B seviyesindeki hastalarda düzenli hekim kontrolü ve tedavi sonucunda hastalığın ilerleyişi minimuma indirilerek uzun yıllar boyunca kaliteli bir yaşam sağlamak mümkün olabilmektedir. Uzman hekimler tarafından uygulanan tedavilerde öncelikle amaç karaciğerdeki sertleşmiş skar dokusunun ilerleyişinin önüne geçmek ve hastalığın yol açmış olduğu komlikasyonları önlemektir. Karaciğere yük oluşturabilecek her türlü besinden, gereksiz ilaç kullanımından ve alkol tüketiminden kaçınmak siroz hastalarında en önemli tedavi ilkesini oluşturur. Siroz otoimmün kaynaklı ise bağışıkık sistemini baskılayan ilaçlar ile tedavi, viral hepatitlerden kaynaklanıyorsa antiviral ilaç tedavisi uygulanır. İleri düzey karaciğer harabiyeti olan C seviyesindeki siroz hastalarında ise hekim önerisi ile karaciğer nakli gerekebilmektedir. Eğer siz de siroz hastalığına sahip iseniz düzenli olarak kontrollerinizi yaptırarak ve hekim tarafından önerilen tedavi ilkelerini uygulayarak hastalığın ilerleyişini önleyebilir, yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.