Sosyal Fobi Hastalığının En Etkili Tedavisi Erken Teşhis

Psikoloji
1056

Herkesin size baktığını sanıyorsanız, konuşurken yüzünüz kızarıp ter basıyorsa, sürekli küçük düşerim diye korkuyorsanız, dışarıda tuvalete gidemiyorsanız, işyerinde devamsızlığınızla nam saldıysanız, 'benden sıkılır' deyip doktora bile gitmiyorsanız siz de sosyal fobik olabilirsiniz!

Medical Park Bahçelievler Hastanesi'nden Psikolog Şebnem Turhan, sıkça görülen ama çoğu zaman 'kişilik özelliği' denilerek geçiştirilen 'sosyal fobi' ile ilgili bilgiler verdi:

Sosyal fobi, toplumda sık görülen, erken yaşlarda başlayan, tedavi edilmediğinde uzun yıllar devam eden ve kendiliğinden ortadan kalkma olasılığı çok düşük olan, 'sosyal ortamlardan korkma' halidir. Sosyal fobinin temel özelliği, kişinin kendisini göz önünde hissettiği durumlarda, 'küçük düşürücü' bir şeyler yapma korkusu duymasıdır.

Yüz Kızarır, Ter Basar

Sosyal fobisi olan kişi başkaları tarafından gözlemlenme ihtimalini düşünerek, belirgin ve sürekli bir korku duyar. Çekindiği bu toplumsal durumla karşılaşması, onda korku ve kaygı doğurur. Buna bağlı olarak yoğun fiziksel yakınmalar da yaşar; terleme, çarpıntı, yüz kızarması, titreme ve soğuk-sıcak basması gözlenir. Sosyal fobisi olanlar ayrıca eleştiriye karşı aşırı duyarlıdır, kendine güvenmez, sosyal ilişki kurmayı başaramaz ve girişken olamazlar.

Gözlerden Irak Durur

Sosyal fobik, çekindiği durumun ortaya çıkma ihtimali olan sosyal ortamlardan kaçınır ya da yoğun endişe ve sıkıntıyla bu duruma katlanır. Korktuğu ortamlara girdiğinde ise geri planda durur ve çekingen tavırlar sergiler. Örneğin, bir toplulukla bir yerde otururken diğer insanların onu göremeyeceği, onların bakışlarından mümkün olduğunca uzakta bir yeri tercih eder. Aslında yaşadığı bu korkunun aşırı ya da anlamsız olduğunu da bilir ama yine de korkusunu engelleyemez.

Herkes Bana Bakıyor, Benden Sıkılıyor!

Sosyal fobisi olan kişinin sosyal ortamları tanımlamaları da farklıdır. Örneğin sürekli olarak başkalarının kendisini, davranışlarını izlediğini ve eleştirdiğini düşünür. Bu nedenle başkalarının ne söylediğini, nasıl davrandığını, hatta sessizliğinin sonucunu bile kendine mal eder. Kendinin ya karşı tarafı sıktığını ya da karşı taraftan istenmediğini düşünür ve buna inanır.

Sosyal fobik en çok toplum içinde konuşmakla ilgili sorun yaşar. 'Konuşma' korkusunu, tanıdık kişilerden oluşan küçük bir grup önünde konuşma, otorite konumundaki (patron, öğretmen, müdür vb.) kişilerle görüşme, sosyal toplantılara katılma, toplulukta yemek yeme, telefonla konuşma ve ev dışında genel tuvaletleri kullanma gibi korkular takip eder. Söz konusu bu durumlardan mümkün olduğunca kaçınır. Eğer kaçamıyorsa, kontrol etmekte güçlük çektiği aşırı panik, terleme, titreme, yüz kızarması ve nefes darlığı gibi duygusal ve/ya da bedensel belirtiler ortaya çıkar.

Sosyal fobik için yaşam hiç de kolay değildir. Sıkıntılarını bastırmak için uygun olmayan çözüm yollarına da başvurabilir. Sosyal fobiklerde alkol ya da ilaç kötüye kullanımlarının hayli yüksek olduğu gözlenir. Bu durum sosyal fobiye başka problemlerin de eşlik edebileceğinin göstergesidir.

İşe Düzenli Gidemezler, Okulu Yarıda Bırakırlar

Sosyal fobinin bir diğer zorluğu da toplum içinde çalışmayı son derece güçleştirmesidir. Sosyal fobisi olanların iş kayıtlarının düzensiz, devamsızlıklarının çok olduğu görülen birçok araştırma mevcuttur. Çalışmayı başaran sosyal fobi hastaları da vardır. Ancak bu kişiler sosyal fobileri tarafından kısıtlanır, sosyal ilişkiler kurmayı gerektiren işlerden uzak dururlar. Sosyal fobi, kişinin sahip olduğu yeterlilikleri ortaya koymasını engeller ve kişi bir süre sonra kendisini yetersiz ve işe yaramaz biri olarak tanımlamaya başlar.

Ergenlik dönemi, genellikle sosyal fobinin başladığı ya da en üst düzeye ulaştığı ve gençlerin sosyal ilişkilerini geliştirmeleri gereken bir dönemdir. Ancak bu dönemde sosyal fobi, ergenin sosyal ilişkilerini geliştirmesini engeller. Bu durumdaki genç içe kapanık, diğer insanlarla neredeyse hiç ilişki kurmayan ve izole olmuş davranışlar gösterebilir. Aynı sorun eğitim almayı da etkiler. Kişinin daha düşük düzeyde eğitim almasına ya da eğitimi yarım bırakmasına da sebep olabilir.

Ya Doktorum Benden Sıkılırsa!

Sosyal fobiyle ilgili yapılan tüm çalışmalar, bu hastalıkta tanı ne kadar erken konursa, hastalığa eşlik edebilecek diğer psikiyatrik sorunların da o kadar önüne geçilebileceğini vurguluyor. Ancak sosyal fobi hastalarının çoğu, yardım almak istemiyor ya da tedaviye geç başlıyor. Yapılan araştırmalara göre toplumdaki fobik rahatsızlıklara sahip olma oranı % 10 olarak görünse de bu oranın % 25 civarında olduğu düşünülüyor. Bunun sebebi fobik rahatsızlıkların belirtilerinin genellikle kişilik özelliği olarak değerlendirilmesidir. Sosyal fobisi olanlar, hastalığın belirtilerini kendi kişilik özellikleri olarak değerlendirebiliyor. 'Ben biraz çekingen biriyimdir, tanımadığım insanlarla konuşmayı çok fazla sevmem' gibi ifadeler kullanabiliyorlar. Bu nedenle fobilerin tedavileri için bir uzmana başvurma oranı da düşük oluyor.

Sosyal fobiklerin doktora başvurmamasının olası nedenlerinden bir diğeri ise hastanın doktoruyla kuracağı sosyal ilişkiden kaçınmasıdır. Çünkü sosyal fobik için doktor da eleştiren, onun saçmaladığını düşünen, kendisinden sıkılan özelliklere sahip biri olacaktır!

Erken Tanıyla Atlatılabilir

Nedenleri hala araştırılan sosyal fobide, genetik ve çevresel faktörlerin hastalığın oluşumunda etkin rol oynayabileceği düşünülüyor. Çevresel faktörler arasında çocuk yetiştirme tutumları, model alma, kısıtlı sosyal alıştırmalar ve çocukluk döneminde olumsuzlar yaşanması sıralanabilir. Nedenlerinin çok net şekilde belirlenmemesine rağmen sosyal fobi, tedavisi mümkün bir hastalıktır ve her hastalıkta olduğu gibi erken tanı önem taşır. Söz konusu belirtilere sahipseniz en yakın zamanda bir uzmana başvurmanızda fayda var.

Kadınlar ve Bekarlar Daha Fobik Oluyor!

  • Sosyal fobi diğer kaygı bozukluklarına oranla daha erken dönemde, genellikle de kişiliğin ve sosyal becerilerin henüz gelişmekte olduğu ergenlik döneminde başlar. Zaman zaman çocukluk döneminde başladığı ve ergenlik döneminde en üst noktaya ulaştığı da gözlenir.
  • Cinsiyet açısından bakıldığında ise sosyal fobinin kadınlarda erkeklere oranla daha fazla olduğu gözlenir. Bunun yanı sıra bekar, ayrılmış ve boşanmış kişilerde de evlilere oranla sosyal fobi daha fazla görülmektedir.
  • Sosyal fobi tüm sosyal ortamlarda gözlenebileceği gibi, kişinin göz önünde olmaktan korktuğu bazı özel, performans gerektiren durumlarla da sınırlı olabilir.