Sürekli tansiyon ölçmek tansiyonu yükseltiyor

İç Hastalıkları
733

Bir hastalık düşünün her üç kişiden biri hasta; fakat bir kısmı hasta olduğunu bilmiyor. Sinsi bir hastalık ancak belirtileri de göz ardı edilecek gibi değil. Tedavisi uzun süren ve titizlik gerektiren Hipertansiyon hastalığını Medical Park Gebze Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Yalçınkaya anlattı.

Hipertansiyon (Yüksek tansiyon) nedir?

Hipertansiyon kanın damar duvarına yaptığı basıncın yüksekliğidir. Belirli sınırları vardır 120 mm ve 80 mm civa olarak normal kabul edilir. Halk arasında bu değerler 12/8 olarak bilinmektedir. 140 mm civa ve 90 mm yüksek tansiyon alt sınırı olarak kabul edilir. Şikayetlerin olup olmaması yüksek tansiyon gerçeğini değiştirmez. Kesinlikle kontrol ve tedavi edilmesi gereken hastalıkların başında gelir. "Benim tansiyonum zaten sürekli yüksek bana bir şey" olmaz algısı yanlış ve tehlikeli bir yaklaşım olur. Tansiyon sinsi bir hastalıktır, baş ağrım geçti, kalp çarpıntılarım normale döndü gibi ön yargılarla tedaviyi yarıda bırakmak riskli olur. Unutulmamalıdır ki hipertansiyon en uzun süreli hastalıklardan biridir.

Türkiye'de Hipertansiyon

Türkiye Dünya ortalaması ile aynı özellikleri taşımaktadır. Erişkin nüfusun %32-33'ü hipertansiyon hastasıdır. Nüfusun 3'te 1'nin hayatı boyunca hiç tansiyonunu ölçtürmediğini göz önüne alırsak, hipertansiyon hastalarının %30'unun maalesef hasta olduğunu bilmemesi normal olarak kabul edilebilmektedir. Bununla beraber sürekli tansiyonunu ölçen bunu takıntı haline getiren hastalarda aslında işi abartarak gerçekçi sonuçlardan uzaklaşmaktadırlar.

Belirtileri ve yaş ile ilişkisi

18 yaşından itibaren herkes belirli aralıklarla tansiyonunu ölçmeli ve takip etmelidir. Yüksek tansiyon erişkinlerde daha çok görülmekle beraber yaşla doğru orantılı olarak artmaktadır. Baş ağısı, kalp çarpıntısı, baş dönmesi, huzursuzluk, halsizlik, mide bulantısı ve kulak çınlaması yüksek tansiyonun başlıca belirtileri arasında sayılabilmektedir.

Tansiyon ikiye ayrılır

Birincil hipertansiyon: %95 olarak kabul edilir ve belirli bir sebebi bilinmemektedir. İkincil hipertansiyon: %5 olarak kabul edilen ve sebepleri bilinen tansiyon türüdür. Hormonal rahatsızlıklar, ilaca bağlı özellikle su tutucu özelliğe sahip olan ilaçlar, böbrek rahatsızlıkları, nörolojik hastalıklar bu gruba girmektedir. Ayrıca gebelikte de sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

Hipertansiyonu besleyen faktörler

Hipertansiyonu etkileyen faktörlerin başında genetik özellikler geliyor; ancak hipertansiyonu kontrol altında tutmak, iyileştirmek hayatımızdan çıkartacaklarımız ve hayatımıza katacaklarımızla mümkün görünüyor.

Uzak durulması gerekenler

Stres: Stressiz bir yaşam ve düzgün bir psikoloji tansiyonun normal değerlere dönmesinde oldukça önemli bir faktör. Mutlu insan mutlu tansiyon demek abartılı bir tanım olmaz. 

Kötü beslenme: Hayvansal gıda kaynaklı beslenme, kullanılan yağların kalitesi yine en önemli etkenler arasında sayılmaktadır. Tuz tüketimi: Tuz tüketimi çocuk yaştan itibaren kontrol edilmesi gereken, hatta sıfıra indirilmesi gereken zararlı maddelerin başında geliyor. Tansiyon hastalarının özellikle tuzdan uzak durmaları gerekiyor. Örneğin 15-16 civarı olan hasta tuz kullanım 6 grama indirildiğinde tamamen bıraktığında tansiyonu 14-14,5'a rahatlıkla düşmektedir. 

Obezite: Hipertansiyon hastalarının %60'i obezdir. Fazla kilolarla vedalaşmak hipertansiyonu %10 oranında düzelttiği kanıtlandı. 

Alkol, sigara ve asitli yiyecekler: Sigaranın içerisinde 1000'in üzerinde yabancı madde bulunmaktadır ve sigara damar sertliğine sebep olmaktadır. Alkol, sigara ve katı yağlı yiyeceklerden uzak durulması, hayatımızdan çıkartılması yüksek tansiyon hastasının kendisine yapacağı en büyük iyiliklerden başında gelmektedir.

Hayatımıza katacaklarımız

 

Egzersiz ve kilo verme: Her gün yapılacak 30 dakika yürüyüşün faydası büyük. Doğru beslenme: Sağlıklı gıdalar yemek, vaktinde belli araklıklarla yemek yemek. Özellikle yaz aylarında su tüketimine dikkat etmek. 
Düzenli hayat: Beslenme kadar uyku düzeni de oldukça önemli.