Protein, vücut tarafından sentezlenen ve besinler aracılığıyla alınan metabolizmanın temel yapı taşlarından biridir. Yapı ve destek elemanı olan protein, aynı zamanda metabolik düzenleyicidir. Su ve elektrolit dengesinin düzenlenmesinde de önemli bir yeri olan protein, sinir impulslarının iletiminde de önemli bir rol oynar. Hücre büyümesi ve gelişimini sağlayan protein, aynı zamanda organ ve doku gelişimi için hücreler tarafından kullanılır. Kırmızı et, süt, yumurta, yoğurt ve peynir gibi besinler ile alınan protein, mide ve bağırsaklarda amino asitlerine parçalanarak sindirilir. Her gün besinler yoluyla alınan 35 ile 100 gram ve vücutta sentezlenen 100 ile 200 gram protein sindirime uğrar. Açığa çıkan azot, sindirilmemiş protein olarak dışkı yoluyla atılırken, idrarda da üre ve ürik asit olarak görülür. Protein metabolizmasının son ürünü olan üre, idrardaki azotlu bileşiğin çoğunu oluşturur. Ürenin en önemli fizyolojik sentez yeri ya da farklı bir deyişle ortaya çıktığı yer karaciğer olsa da oluşan atık madde böbrekler tarafından süzülerek idrar yoluyla vücut dışına atılır. Üre, böbrekler tarafından yeterince süzülemez ve vücut dışına atılamazsa kanda bulunan üre miktarı yükselir ve vücut için toksik etki oluşturur. Üre yüksekliği ve düşüklüğüne geçmeden önce üre nedir bunu iyi anlamak gerekir.

Üre nedir?

Besin yoluyla alınan protein, mide ve ince bağırsak tarafından sindirilir. Kan yoluyla karaciğere gelen protein, burada parçalanarak amonyağa ya da farklı bir deyişle atık maddeye dönüştürülür. Karaciğerde gerçekleşen üre döngüsü sayesinde ortaya çıkan bu atık madde, üreye dönüştürülerek daha az zararlı hâle getirilir. Besinler aracılığıyla insan vücuduna giren proteinin son ürünü olan üre, karaciğerden kana bırakılır. Kan yoluyla böbreklere ulaşan bu atık yapı böbrekler tarafından süzülerek, idrar yoluyla vücut dışına atılır. Ancak böbrekler bu işlevi doğru bir şekilde yerine getiremezse vücutta toksik etki oluşturan üre birikimi ortaya çıkar. Normalde 100 ml. kanda 50 mg'dan az miktarda üre olması gerekir. Yapılan laboratuvar testlerinde ise normal üre değeri 10 ile 40 mg/dL, BUN (Blood Urea Nitrogen) değeri ise 5 ile 20 mg/dL aralığındadır. Bu değerin altında var olan üre, ihtiyaç duyulan proteinin, vücut tarafından sindirilemediğine ya da protein bakımından yetersiz beslenildiğine işaret eder. Karaciğerde proteinin parçalanması ile ortaya çıkan atık madde olan ürenin, böbrekler tarafından vücut dışına atılamadığı durumlarda ise üre yüksekliği meydana gelir. Yüksek üre miktarı ise pek çok rahatsızlığın belirtisi olabilir. Hastalar tarafından sıklıkla sorulan kanda üre nedir sorusu en kısa şekilde, protein sindirimi sonucu ortaya çıkan atık madde olarak yanıtlanabilir. Üre testi, BUN testi olarak da bilinir. Bir laboratuvar testi olan BUN, damar yolundan alınan kandan bakılarak yapılır. Böylece karaciğer ve böbreğin fonksiyonlarını doğru bir şekilde yerine getirip getirmediği kontrol edilir.

Üre düşüklüğü nedir?

Kan seviyesinde üre düşüklüğü, nadiren rastlanan bir durum olmakla birlikte çoğunlukla düzensiz ve yetersiz beslenme ile ortaya çıkar. Vücudun ihtiyaç duyduğu protein miktarının, alınan gıdalarla karşılanamaması sonucu oluşan bu durum, karbonhidrat bakımından zengin beslenme ile de oluşabilir. Aşırı miktarda su tüketimi, antibiyotik ve anabolik steroid türü ilaç kullanımı, yüksek miktarda radyasyona maruz kalmak da üre seviyesinin normal değerlerin altında seyretmesine neden olur. Karaciğer rahatsızlıkları, emilim problemleri, pankreas yetmezliği ve kanseri, diyabet, siroz, tüberküloz, kistik fibroz, ince bağırsakta görülen Crohn hastalığı ve Zollinger Ellison Sendromu (ZES) da üre düşüklüğünü tetikleyen hastalıklar arasında yer alır. Ayrıca pankreasın bir bölümünün ya da tamamının alınması da üre düşüklüğüne yol açar.

Üre düşüklüğü belirtileri nelerdir?

Nadiren rastlanan üre düşüklüğü, çoğunlukla protein bakımından fakir beslenme ya da aşırı miktarda su tüketiminden kaynaklanır. Karaciğer hastalıklarına bağlı olarak kullanılan bazı ilaçlar ve antibiyotik kullanımı üre seviyesinin düşmesine neden olan faktörler arasındadır. İshal ve kısa bağırsak sendromu da üre düşüklüğüne yol açabilir. Üre düşüklüğü durumunda karşılaşılan semptomlar genellikle ürenin düşmesine neden olan hastalıklarla bağlantılı olsa da çoğunlukla sık tuvalete çıkmak ve köpüklü idrar ile karakterizedir.

Üre düşüklüğü tedavisi

Gıdalardan alınan proteinin kan yoluyla karaciğere gelmesinin ardından üre oluşur. Daha sonra böbreklerde süzülerek idrar yoluyla vücut dışına atılan ürenin düşük olması önemli bir problem gibi gözükmese de altta yatan faktörler mutlaka incelenmelidir. Kanda üre seviyesinin normal değerlerin altına olması nadir rastlanan bir durumdur ve çoğunlukla yetersiz beslenmeye bağlı olarak görülür. Üre düşüklüğünün altında yatan sebep yanlış beslenme ve aşırı su tüketimi ise uzman hekim, hastaya uygun bir diyet düzenleyerek üre seviyesinin artmasını hedefler. Ancak altta yatan farklı bir sebep varsa gerektiğinde multidisipliner bir yaklaşımla, üre düşüklüğüne neden olan rahatsızlık ortadan kaldırılarak üre düşüklüğü önlenir.

Üre yüksekliği nedir?

Proteinin vücutta sindirilmesi sonucu ortaya çıkan atık madde olan amonyak, karaciğer tarafından parçalanarak üreye dönüştürülür. Oluşan toplam üre miktarının yaklaşık %10'a kadar olan kısmı ter yoluyla atılsa da büyük bir bölümü böbrekler tarafından süzülerek, idrar yoluyla vücut dışına atılır. Yapılan kan testi sonucunda ürenin yüksek çıkması, nadiren proteinin ihtiyaç duyulandan daha fazla yıkıma uğradığı anlamına gelse de sıklıkla böbrekler ile ilgili var olan bir rahatsızlığın habercisidir. Kalp ve kan dolaşımında var olan problemler, tiroit hormon bozuklukları, sindirim sistemi sorunları, düzensiz ya da yetersiz beslenme, uzun süreli açlık ve aşırı egzersiz gibi sebeplere bağlı olarak görülen kas yıkımı, yapılan BUN testinde ürenin yüksek olmasına neden olan sebepler arasındadır. Üre yüksekliği, ateşli hastalıklar ya da enfeksiyon varlığında da artış gösterebilir. Tüm bunların yanı sıra dehidrasyon olarak tanımlanan susuzluk ve stres de kandaki üre miktarının yükselmesine neden olan faktörler arasında yer alır. Ürenin normal değeri 10 ile 40 mg/dL iken BUN normal değeri 5 ile 20 mg/dL'dir.

Üre yüksekliği belirtileri nelerdir?

Protein metabolizmasının son ürünü olan ürenin, kandaki miktarının normal kabul edilen değerlerin üzerinde olması, başta böbrek hastalıkları olmak üzere pek çok sağlık probleminin habercisi olabilir. Mutlaka kontrol altına alınması gereken üre yüksekliği, vücutta kişinin fark edebileceği pek çok değişime yol açar. Üre yüksekliği belirtilerinin bazıları aşağıda listelenmiştir:

Üre yüksekliği tedavisi

Üre yüksekliği pek çok rahatsızlığa yol açabilen önemli bir sağlık problemidir. Kanda üre seviyesinin yüksek olmasının altında yatan nedenler uzman hekim tarafından detaylı olarak değerlendirilir. Üre yüksekliğine sebep olan odak saptandıktan sonra, gerektiğinde multidisipliner bir yaklaşım ile bu sebep ortadan kaldırılır. Ancak bazı durumlarda üre yüksekliğinin sebebi protein bakımından zengin beslenme ya da dehidrasyon olabilir. Bu gibi durumlarda hastaya özel diyet programı oluşturularak üre seviyesi düşürülür.

Sağlıklı bir yaşam için düzenli olarak sağlık kontrollerinizi yaptırmayı unutmayın.

4737