satır arası

Uykudan korkma hastalığı yani hipnofobi, somniphobia veya oneirophobia anormal olarak uyumaktan korkmaktır. Hipnoz korkusu ile karıştırılmamalıdır. Fobiler genel olarak sık gözlenen kaygı bozuklularıdır ve psikoloji merkezlerine başvurmanın ana nedenlerinden biridir. Endişe veren rahatsızlıklardır çünkü bu rahatsızlığa sahip olan bireyler bir uyarana karşı mantıksız bir korku hissederler. Korkulan durum ya da nesne diğer insanlara saçma gelse de fobisi olan bireyler için durum bu şekilde değildir. Uyku fobisi ise en zararlı fobilerden biridir. Çünkü uyku insanın sağlıklı yaşamı için gereklidir. Düzgün dinlenemeyen kişiler, hem zihinsel hem fiziksel olarak düşük yaşam kalitesine sahip olurlar ve iyilik halleri giderek kötüleşir. İnsanlar birçok farklı nedenden dolayı uyumaktan ve uykuya dalmaktan korkabilir. Bazıları uyanamayacaklarından bazıları ise uyurken kötü şeylerin olabileceğinden korkabilir. Korku nedeniyle uyuyamayanlar yeterli uyku almadıkları için başta depresyon olmak üzere birçok sağlık sorununa sahip olabilir. Uyku sırasında vücut dinlenir, güç ve enerji depoları yenilenir. Vücudun normal çalışmasını sağlamak için hormonların gelişmesini sağlar. Uyku, yemek yemek ve nefes almak gibi doğal bir davranıştır. Uykudan korkma hastalığı olan bireyler uykunun bu faydalarından yararlanamaz. 

Uykudan korkma hastalığı nedir? 

Uykudan korkma hastalığı öldürücü boyutlara varabilir. İnsanlar rüyada çaresizdir ve ani bir tehlikeye karşı koyamaz. Bu hastalığa sahip bireyler uykularında kötü rüyalar görmekten yani kabuslardan korkmaktadır veya sadece uyku zamanın boşa gittiğini düşünerek üzüldükleri için de uyumayabilirler. Ayrıca rüyada öldüğünü görmekten korkuyor ve bu yüzden uykudan kaçınmaya çalışıyor olabilirler. Yani aslında uykudan korkma hastalığı ölüm korkusu ve kabus görme korkusu ile içiçe olarak bulunur. İnsan vücudunun doğal ihtiyacı bu hastalarda doğal sayılmaz. Bu hastalığa sahip bireyler alarm durumundadır , akşamları uyku vakti geldiğinde yatağa gitmeleri gerektiği için bile endişe duyarlar.Bu endişeler, hastalığı olan bireyleri çok çabucak tüketir ve hatta bazen deliliğe kadar götürürler. Hafif hipnofobide insanlar uykuya dalabilir ancak rahat uyuyamazlar. Kişi yorgun, bitkin uyanır. Yavaş yavaş hayata, insanlara, olaylara olan ilgisini kaybederek öfke ve saldırganlık davranışları göstermeye başlar. Uykudan korktukları için yeterli uyuyamayan bireyler halüsinasyonlar görmeye başlar. Aynı zamanda panik ataklar, görme ve işitme sorunları ortaya çıkmaya başlar diğer yandan solunum, kardiovasküler ve sinir sistemlerinde kademeli olarak sorunlar baş gösterir. Aşırı şiddetli olarak geçirilen hipnofobi yani uykudan korkma hastalığı ölümcül olabilir. 

Uykudan korkma hastalığı kimde görülür? 

Uykudan korkma hastalığı her yaşta ve her cinsiyette ortaya çıkabilen bir rahatsızlıktır. Genellikle uykuya dalma, ölme ve kabus görme korkuları ile iç içedir. Uykudan korkma hastalığı genellikle dengesiz hayat süren ya da sürekli kabus görenlerde ortaya çıkar. Uykudan korkma hastalığına sahip olan bireyler genellikle uyku ile ilgili olumsuz deneyim yaşamış bireylerdir. Depresif bir hastalığı veya anksiyete problemi olan bireylerde görülme olasılığı daha yüksektir. 

Uykudan korkma hastalığı belirtileri nelerdir? 

Uykudan korkma yani hipnofobinin belirtileri hastayı hem fiziksel hem zihinsel olarak etkileyebilmektedir. Hastaların birçoğu uyku hakkında konuşurken ve onu düşünürken endişe duyar. Ayrıca belirtiler genellikle kişinin yatmaya hazırlandığı anda veya yatakta yatmaya çalıştığında ortaya çıkar. Endişe, gerginlik, en ciddi durumlarda ise panik ile kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Uykudan korkma hastalığına sahip bireyler bazen uyanık kalmak için uyarıcı ilaçlar alabilir. Uykudan korkma hastalığı olanlar uzun süredir bu hastalıktan muzdarip ise tamamen uykudan kaçamaz ve hasta gece uyuyakalabilir. Fakat bu uyku huzurlu ve yeterli değildir. Hastalar sık sık uyanıp tekrar uykuya dalmakta güçlük çekerler. Genel olarak uykudan korkma hastalığının semptomları şu şekildedir: 

  • Hızlı nefes alma
  •  Nefes darlığı 
  • Terleme 
  • Panik hissi
  • Bilinç bulanıklığı 
  • Terör hissi
  • Uyuklama
  • Kuru ağız
  • Uyuşukluk
  • Endişe 
  • Gerginlik
  • Aritmi (düzensiz kalp atışı) 
  • Mide bulantısı 
  • Çarpıntı
  • Migren ve baş ağrıları
  • Yorgunluk 
  • Şok
  • Soğuk terleme
  • Bulanık görme 
  • Yutkunma güçlüğü
  • Ani tansiyon düşüşü
  • Bayılma
  • Sinir krizi
  • İleri aşamalarda depresyon 

Semptomların varlığı ve şiddeti hastalara göre değişiklik gösterebilir. 

Uykudan korkma hastalığının nedenleri nelerdir? 

Genel olarak nedeni bilinmemekle birlikte tekrarlanan kabusların neden olabileceği düşünülmektedir. Altta yatan bir depresif bozukluktan ya da anksiyeteden kaynaklı da olabilir. Travmatik bir geçmişe bağlı olarak ortaya çıkabileceği söylenir. Örneğin bir trafik kazası, ev yangını ya da doğal afet sonrası oluşabilir. Hastalar uykudayken travmatik bir olay yaşamış olabilir. Örneğin, sigara içerken uyuyakalan bir hasta, yangın ile uyanmış olabilir. 

Uykudan korkma hastalığının tedavi yöntemleri nelerdir? 

Fobiler sık rastlanan hastalıklardandır fakat tedaviye iyi yanıt verirler. Tüm fobilerde kaygı problemi baş gösterir. Bu nedenle tüm fobilerde olduğu gibi hipnofobi yani uykudan korkma hastalığını tedavi etmenin en önemli noktası kaygıyı azaltmak ya da tamamen ortadan kaldırmaktır. Meditasyon veya yoga gibi seçenekler tedavi sürecinde pozitif etkiye sahiptir. Bir hasta uyurken güvende olmadığını hissettiği için hipnofobi yaşıyorsa, uyurken kendisine bir şey olmayacağına emin olmak için birinin yanında uyuması tavsiye edilir. Uykudan korkma hastalığına sahip bireylere genel olarak psikolojik tedavi ile birlikte ilaç tedavisi uygulanabilir. Psikolojik tedavinin hastalara yardımcı olduğu görülür. Psikolojik tedavi ilerledikçe yavaş yavaş azaltılan ilaç tedavisi arka planda kalır. Ayrıca doktor tarafından reçetelenen ilaçlar hastalığın geçmesini sağlamaz sadece semptomların daha hafif seyretmesine yardımcı olur. Bu ilaçlar yan etkilerin ve yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Psikolojik tedaviye gelirsek; Bilişsel Davranış Terapisi iyi bir seçenek olabilir. Bu terapi çoğu kaygı-anksiyete bozukluğu için yaygın olarak kullanılan bir tedavi şeklidir. Bu terapötik yöntemde gevşeme teknikleri ve maruz kalma teknikleri gibi farklı teknikler kullanılır. Hastanın gerçekte bir durumdan korkmadığı, fakat söz konusu durumun gerçeklemesinden dolayı oluşabilecek kaygı ve korkularla mücadele için etkili olabilecek bir yöntemdir. Bu terapinin amacı, korku duyulan şeyle alakalı çarpık düşünceleri ya da yanılgıları değiştirmektir. Böylece bu düşüncelerin değiştirilmesinin kaygı ve bazı durumlardan kaçınmayı sağlayacağı söylenir. Bu tedaviler dışında sadece anksiyete yönetimi tedavisi kullanılabilir. Anksiyete yönetiminde uyku korkusunun neden olduğu anksiyete ataklarını kontrol altına almayı amaçlayan gevşeme teknikleri genellikle nefesi yönetmek ve ona odaklanmayı sağlayan teknikler kullanılır. Duyarsızlaşma tekniği ise kişinin yavaş yavaş korkuya neden olan duruma maruz kalması ile oluşan bir tedavi yöntemidir. Hasta korkudan yavaş yavaş kurtulur. Psikanalizde ise psikanalitik terapiler ile hastanın uyku korkusuyla yüzleşmesi ve ona neden olan sebebin bulunması için kullanılabilir. Örneğin, çocukluk döneminde oluşan bir olayın nedenleri bulunabilir. PNL yani Neurolinguistic Programming ile uyumaktan korkan kişinin yanlış inançlara neden olan düşüncelerini değiştirmek için kullanılır. İyileşme süresi, uygulanan tedavinin türüne ve hastanın kişisel özelliklerine bağlı olarak farklılıklar gösterebilir. Bazen, bir hastanın uykudan korkma hastalığından tamamen kurtulabilmesi için birden fazla tedavi yönteminin birlikte uygulanması gerekebilir. 

Unutmayın ki, uykudan korkma hastalığı (hipnofobi) çok ciddi sağlık sorunlara yol açabilir. 

Eğer siz de uykudan korkma hastalığı belirtilerine sahipseniz, en yakın sağlık kuruluşuna giderek yardım alabilirsiniz.

satır arası

2026

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.