satır arası

Cinsel birleşme (penetrasyon) sırasında ağrı ya da rahatsızlık hissinin oluşması kişilerde vajinalarının aşırı küçük ya da dar olması gibi şüphelerin doğmasına neden olabilir. Nadir vakalar dışında bu durum gerçeği yansıtmaz. Cinsel uyarımın olmadığı zamanlarda vajen içi alan yaklaşık 7,5-10 cm genişliğindedir. Uyarılma ile birlikte vajen büyümeye, uzamaya ve genişlemeye başlar. Bu sırada bir yandan doğal nemlendirici salgılar üretilir. Penetrasyon sırasında ağrı ve zorluk hissedilmesi vajen içi hacimden ziyade yeterince uyarılmadığını işaret ediyor olabilir.

Yaşam boyunca vajen ve diğer üreme ile ilgili anatomik yapılar cinsel birliktelik ve doğum gibi fonksiyonlara uygun olarak değişim gösterirler. Tüm bu süreç içerisinde vajenin şekli ve iç hacminde bir takım değişiklikler meydana gelebilir. Cinsel ilişki sırasında vajen cinsel uyarının derecesine bağlı olarak genişler ve büyür. Vajinanın genişlemesi, rahim boynu (serviks) ve rahme (uterus) yakın olan kısımları karın içine ittirmesi ile gerçekleşir. Büyüme, genişleme ve salgı üretimi tam olarak gerçekleşmeden yapılan penetrasyon denemeleri kişide ağrı hissinin oluşmasına neden olur. Bu anatomik ve fizyolojik faktörlere ek olarak vajende büyümenin meydana geldiği bir diğer durum da doğum eylemidir. Vajinal yolla doğumlarda bebeğin doğabileceği büyüklüğe ulaşan vajina bu genişlilkte kalmaz. Vajen iç hacminin genişleme ve zaman içerisinde normale dönme kapasitesinin bulunduğu unutulmamalıdır. Doğum sırasında meydana gelen genişleme zaman içerisinde vajinanın doğum öncesi hacmine dönmesini sağlayacak şekilde geriler. Kişilerin doğumdan sonra bu bölgeleri ile ilgili duyu değişikliği yaşaması normaldir ancak bu değişiklikler vajen iç hacminde de bir değişiklik meydana geldiğini göstermez.

Bu durumlar dışında çeşitli faktörler de vajina genişliğinin azalması ya da cinsel ilişki sırasında ağrı meydana gelmesi ile sonuçlanabilir. Enfeksiyon hastalıklarından özellikle cinsel yolla bulaşan rahatsızlıklar, vajina yapısı ile ilgili herhangi bir değişikliğe sebep olmadan cinsel ilişkinin ağrılı olmasına neden olabilir. Pelvis ve genital bölgede meydana gelen yaralanma ya da travmalar da ağrılı cinsel ilişki nedenleri arasında yer alır. Bu tarz durumlarda ağrı hissinin meydana gelmesini önlemek adına tam olarak iyileşmenin beklenmesi gerekli olabilir.

Toplumda kızlık zarı olarak bilinen hymen anatomik yapısı, bazı kadınlarda daha kalın ya da elastik olmayan bir formda olabilir. Cinsel birliktelik sırasında bu hymen yapısı penisin penetrasyonuna bir direnç gösterir ve hem cinsel işlev bozukluğuna hem de yırtılma sonrası dönemde bile cinsel ilişkinin ağrılı olmasına sebep olabilir.

Vajinismus bu tarz durumlar ile benzer sonuçlara neden olan bir problemdir. Kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluklarından biri olan vajinismus, Uzak Doğu ülkelerinde ve ülkemizde batı toplumuna göre daha yaygındır. Birçok kadını etkileyebilen bu rahatsızlık, teşhis edildikten sonra kısa sürede tedavi edilebilir. Vajinismus problemine sahip olan kadınlar, kendi cinsel kimliklerinde bir eksiklik olduğunu düşünebilirler ve eşlerine karşı suçluluk hissedebilirler. Tedavi edilmeyen vajinismus hastalığı, çiftlerin birbirinden uzaklaşmasına neden olarak boşanmaya kadar varan ciddi ailesel problemlere yol açabileceği için bilinçli olunması gereken bir durumdur.

Vajinismus nedir?

Vajinismus, vajen bölgesindeki kasların istemsiz kasılmalarına bağlı olarak meydana gelen bir cinsel fonksiyon bozukluğudur. Bu rahatsızlık şu an için psikiyatri kliniklerinde kullanılan güncel zihinsel hastalıkların tanı ve istatistik kılavuzunda yer alır. Vajinismus ve diğer disparoni durumlarının ayrımında rahatsızlığın şiddeti göz önünde bulundurulur.

Kadının cinsel ilişkiye girmek istemesine rağmen kendi iradesi dışında sağlıklı bir şekilde cinsel ilişkiye girememesi olarak da tanımlanan vajinismus hastalığında; kadın kendini kasar ve penisin vajinadan içeri girmesini engeller. Vajinanın dar ya da küçük olması ile hiçbir ilgisi bulunmayan bu hastalık, ilişki sırasında istemsiz bir şekilde kasılma halidir. Esnek ve kaslı bir yapıya sahip olan vajinadaki kaslar kontrolsüz bir şekilde daralarak cinsel ilişkiyi önler. İstemsiz kasılmalar sadece vajinada gerçekleşebildiği gibi tüm vücutta da görülebilir. Vajinismus hastalığına sahip olan kadınlar genellikle bacaklarını sımsıkı kapatarak ilişkiye izin vermez veya ilişki sırasında aşırı düzeyde ağrı oluşumuna neden olabilir.

Vajinismus türleri nelerdir?

Vajinismus hastalığı kadının cinsel hayatının hangi dönemine rastladığına göre sınıflandırılır. İlk kez cinsel ilişkiye giren kadınlarda görülebildiği gibi cinsel hayatı normal iken sonradan vajinismus problemine yakalanan kadınlarda da görülebilir. Hastalık primer vajinismus ve sekonder vajinismus olmak üzere ikiye ayrılır.

  • Primer vajinismus

İlk cinsel ilişkisinde vajinanın kasılarak cinsel ilişkiye girememesi primer vajinismus problemi olarak tanımlanır. Bu sınıftaki kadınlar vajinaya giren herhangi bir şeye karşı da kasılma problemi yaşar. Vajinal muayene olamazlar, vajinaya fitil ya da ilaç koyamazlar. Primer vajinismus hastalığının altında yatan temel neden ilk gece korkusu olabilir. Primer vajinismus vakalarında vajinal penetrasyon hiçbir şekilde başarılamaz.

  • Sekonder vajinismus

Cinsel hayatı normal seyreden bir kadının ağrılı bir jinekolojik muayene, düşük, kürtaj veya zor bir doğum yapmak gibi travmalar yaşaması sonucu meydana gelen sekonder vajinismus hastalığının temelinde de korku yatar. Bu vajinismus türünde vajinal penetrasyon daha önceki zamanlarda gerçekleşebilmiştir ancak belirtilen nedenler sonrasında penetrasyonun tekrarlanması mümkün olmaz. Bu vajinismus türü aynı zamanda edinilmiş vajinismus olarak da ifade edilir.

Bazı kadınlarda menopoz sonrası dönemde de vajinismus meydana gelebilir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte düşün östrojen seviyeleri vajen içi nemlilik ve elastikliğin kaybolmasına neden olur. Bu durum sonrasında kişiler cinsel ilişki sırasında yoğun ağrı hissederler. Bu ağrı hissi zaman içerisinde vajinismus gelişimi ile sonuçlanabilir.

Bu sınıflandırma yöntemi dışında vajinismus vakaları, durumsal ve spazmodik olarak da gruplandırılabilir. Durumsal vajinismusta hastalar herhangi bir düzeyde penetrasyona izin vermezler ancak bu kişilerin tampon kullanması mümkün olabilir. Spazmodik vajinismusta ise vajen bölgesindeki kaslar aşırı kasılma gösterirler. Bu vajinismus türü bulunan hastalarda cinsel birliktelik öncesi ön sevişme sırasında vajen bölgesi kaslarında mesane kasılmasına benzer bir spazm meydana gelir. Bu sınıflandırmaya ek olarak komplet vajinismus olarak isimlendirilen bir durum daha mevcuttur. Komplet vajinismus bu rahatsızlığın oldukça ağır bir formudur ve kişiler herhangi bir düzeyde vajinal penetrasyonu tolere edemezler.

Vajinismus belirtileri nelerdir?

Vajen bölgesi kaslarında istemsiz şekilde kasılma meydana gelmesi vajinismusun temel belirtisidir ancak durumun şiddetinin hastalar arasında değişkenlik gösterebileceği unutulmamalıdır. Bazı hastalarda penetrasyon zorlu şekilde gerçekleşebilirken bazı hastalarda ise bu durumun gerçekleştirilmesi imkansızdır.

Vajinismus yaşayan kadınların problemin oluştuğu anda bu kasılmaları kontrol etmesi oldukça güçtür. Kasılma belirtisi dışında vajinismus hastaları penetrasyondan korku ve azalmış cinsel dürtü gibi psikolojik belirtilere de sahip olabilirler.

Vajinismus belirtileri şu şekilde özetlenebilir:

  • Ağrılı cinsel ilişki (Disparoni)
  • Cinsel birleşmenin zor ya da imkansız olması
  • Tampon kullanımı sırasında ağrı oluşması
  • Jinekolojik muayene sırasında ağrı meydana gelmesi
  • Cinsel birleşme denenirken kas spazmı oluşması

Oluşan ağrı belirtisi hafif bir rahatsızlık hissinden yanma hissine kadar farklı düzeylerde meydana gelebilir.

Vajinismus nedenleri nelerdir?

Vajinismus problemi yaşayan kadınların bu sorunları hakkında genellikle sessiz kalmayı tercih etmesine bağlı olarak toplumda ne kadar vaka olduğunun belirlenmesi oldukça güçtür. Tahmini olarak vajinismusun toplumun %5-17’sini etkileyen bir problem olduğu tahmin edilir.

Vajinismus nedenleri psikolojik ve yapısal olmak üzere ikiye ayrılır. Bu hastalığın neredeyse %90’lık kısmı psikolojik nedenlere bağlı olarak gelişir. İlk gece korkusu, kızlık zarı, namus kavramı, cinsellik ilişkili toplumsal yargılar gibi konular ile ilgili kadının çevreden duyduğu yalan yanlış ve abartılı bilgiler bilinçaltına yerleşir ve cinsel ilişki kurmasını engeller.

Kadının ilk cinsel ilişkisi sırasında fazla acı çekmesi, kanama yaşaması, partneri tarafından ilişkiye zorlanması, tecavüze uğraması gibi durumlar ilerleyen süreçte vajinismusa neden olur.

Kişinin cinsel istismar, taciz ya da tecavüze uğraması, aile içi ensest ilişkiye maruz kalması, ebeveynlerinin cinsel ilişkilerine şahit olma, doğum anına ya da doğum videosunu izleyerek korkma gibi travmalar da ileride cinsel ilişki kurulmasını engelleyeci etki gösterebilir.

Tüm bu faktörlere rağmen tıp dünyası vajinismusun altında yatan temel neden konusunda görüş birliğine varabilmiş değildir. Genel olarak cinsel birliktelikte korku ve endişe ile ilişkilendirilen bu rahatsızlıkta endişenin bir neden mi yoksa vajinismus gelişimi sonrası ortaya çıkan bir durum mu olduğu konusunda tartışmalar sürmektedir. Bazı kadınlarda vajinismus tüm durum ve herhangi bir nesneye karşı meydana gelir. Bazı kişilerde ise bu rahatsızlık sadece belirli durumlarda oluşur.

Kadının kendisini yetersiz, başarısız ve umutsuz hissetmesi, aşırı stres, kaygılı ve panik yapıya sahip olması da vajinismus hastalığının nedenleri arasında değerlendirilebilir. Vücudunu beğenmeyen kadınlarda ve vücut algısında sorun teşkil eden psikolojik rahatsızlıklar da cinsel ilişkiyi güçleştiren nedenlerdendir.

Aynı zamanda vajinismusun çeşitli yapısal nedenleri de mevcuttur:

  • Vajinanın kısa olması veya vajen içinde perde olması
  • Kızlık zarının normalden kalın ve sert olması, daha yüksek kenarlara sahip olması gibi kızlık zarındaki yapısal bozukluklar
  • Vajinal enfeksiyonlar
  • Bartholin kisti ve apsesi
  • Pelvik inflamatuar hastalıklar
  • Vulvar vestibulitis hastalığı

Vajinismus tanısı nasıldır?

Vajinismus tanısı için hastalar hekimlerine karşı açık olmaları ve şikayetlerini doğru şekilde aktarmaları gerekir. Hekimler bu soruna yönelik tıbbi öykü alımı sırasında hastalara problemin ilk olarak ne zaman fark edildiği, ortaya çıkma sıklığı ve tetikleyici faktörlerin neler olduğu gibi çeşitli sorular yöneltir. Tıbbi öykünün sonraki kısmında ise hastanın daha önce herhangi bir cinsel travmaya maruz kalıp kalmadığı irdelenir. Genel olarak tıbbi öykü alımını takiben hastanın fizik muayenesine geçilir ve bu aşamada pelvik yapılarda herhangi bir anormallik olup olmadığı incelenir.

Vajinismusu olan kadınların fizik muayeneye karşı da hassas olması normal kabul edilen bir durumdur. Bu konuda çekinceleri olan hastalar hekimleri ile fikir alışverişinde bulunmalı ve muayene olma konusunda kendilerini rahat hissettikleri zaman tanının bu aşamasına geçilmelidir. Hekimler hastalarda genel olarak ortaya çıkan bu durumun farkında oldukları için fizik muayeneleri mümkün olduğunca nazik ve yavaş şekilde gerçekleştirirler. Fizik muayene sırasında aynı zamanda kişinin genital bölgesinde herhangi bir yara dokusu ya da enfeksiyona işaret eden bulguların varlığı da incelenir.

Vajinismus tedavi yöntemleri nelerdir?

Vajinismus %100 tedavi edilebilen bir hastalıktır. Hastanın vajinismus problemini kabullenmesi ve bu problemle yüzleşmesi tedavinin başarısını etkiler. Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kafasındaki negatif düşünceleri atabilmesi için tecrübeli ve alanında uzman bir jinekoloğa muayene olması önemlidir. Ancak jinekolog hastalığın tedavisinde tek başına yeterli değildir. Vajinismus tedavisi ekip çalışması gerektiren özel bir durumdur.

Hastalığın ilk aşamasında hastanın jinekolojik muayenesi herhangi bir yapısal sorun olup olmadığının anlaşılması için yapılır. Kızlık zarı aşırı sert ve kalın ise cinsel ilişkiyi kolaylaştırmak için bu anatomik yapıya müdahale edilebilir. Tedavinin diğer aşamalarında cinsel terapi konusunda uzman bir psikolog ve psikiyatrist yardımıyla hastadaki depresyon belirtileri ve cinsel isteksizlik nedenleri incelenir. Bilişsel ve davranışsal tedavi yöntemleri konusunda uzman bir ekip tarafından hastaya psikoterapi uygulanarak sağlıklı bir cinsel hayata sahip olması sağlanabilir.

Vajinismus hastalığında eğitim, danışmanlık ve egzersiz gibi çeşitli yöntemlerle olumlu sonuç alınabilir. Vajinismus tedavisi için başvurulan uygulamalara cinsel terapi ve danışmanlık hizmetleri, vajinal dilatörler (genişleticiler) ve fizik tedavi egzersizleri örnek olarak verilebilir.

Pelvik taban kontrol egzersizleri bu uygulamalar arasında değerlendirilebilir. Kasların kasılmasını ve gevşetilmesini içeren Kegel egzersizi gibi fiziksel aktiviteler pelvik taban kaslarının kontrolüne katkı sağlayabilir. Vajinismusu olan kadınlar hekimlerin önerisi ve bilgisi dahilinde uygulayabileceği bu egzersizler ile vajen çevresindeki kasların rahatlamasını gerçekleştirebilirler. İlerleyici duyarsızlaştırma olarak ifade edilen bu yöntemde temel amaç penetrasyon sırasında rahatlık hissinin oluşturulmasını sağlamaktır. Kegel egzersizinde idrarı tutmak ya da kesmek amacıyla kasılan kaslar kullanılır. Egzersizde bu kaslar kasıldıktan sonra yaklaşık olarak 2-10 saniye boyunca bu şekilde tutulur ve ardından serbest bırakılır. Tek seferde 20 kez gerçekleştirilmesi önerilen Kegel egzersizleri günün herhangi bir bölümünde yapılabilir.

Dilatasyon tedavisinde bir uzmanın rehberliği dahilinde koni şeklindeki genişletici bir alet kullanılır. Vajen içerisinde yerleştirilen bu alet zaman içerisinde giderek genişler ve vajen kaslarının genişlemesini ve esneklik kazanmasını sağlar. Bazı hastalar bu aletleri kullanma konusunda kendini rahat hissetmeyebilir. Bu hasta gruplarında özellikle pelvik taban anatomisi ile ilgili uzman fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimleri, vajinismus tedavisine yönelik, bu bölgedeki kas fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olabilirler.

Vajinismus tedavisinin eğitim kısmında genel olarak hastanın bu rahatsızlık ve vajen bölgesinin anatomik özellikleri hakkında bilgilendirilir. Vajinismusa neden olan kasların çalışması hakkında fikir sahibi olmak, kişinin hem kendi vücudunu daha iyi tanımasına hem de tedavi girişimlerine vücudunun vereceği cevabın pekiştirilmesine olanak sağlar.

Cinsel ilişkiler konusunda uzman psikiyatri hekimleri ile gerçekleştirilen psikoterapi, çeşitli rahatlama teknikleri ve hipnoz gibi uygulamalar da kişinin kendisini daha rahat hissetmesine yardımcı olabilir. Hipnoterapi ve psikoterapi cinsel istismar öyküsü olan kişilerin vajinismus ile ilgili endişesinin azaltılmasında fayda sağlayabilen terapi teknikleridir. Cinsel terapi ve danışmanlık hizmetlerine hasta tek başına veya eşi ile birlikte katılabilir. Bu terapiler sonucunda hastaların iletişim yeteneklerinde, libido ile ilgili problemlerinde ve anksiyete veya depresyon gibi psikiyatrik durumlarında ilerleme sağlanabilir. Davranışsal bilişsel terapi çalışmaları, hastanın kendi düşünceleri ve davranışları arasındaki ilişkiye dair farkındalık kazanmasını hedefler. Bu kazanım sonrasında kişi cinsel ilişkiye dair korkularının ve ne gibi kaçınmacı davranışlara sebep olduğunun bilincine varabilir. Bu psikoterapi teknikleri bazı ciddi seyirli vajinismus vakalarında fayda göstermesi nedeniyle oldukça değerlidir.

Cinsel fonksiyon bozukluğu ile seyreden durumlar kişilerin ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilir. Vajinismusun bir rahatsızlık olduğunu ve bunda utanılacak bir durum olmadığının farkında olmak önemlidir. Eşiniz ile cinsel birliktelik hakkındaki düşünceleriniz ve korkularınız konusunda konuşabilmeniz kendinizi daha rahat hissetmenizi sağlayabilir. Hekimler veya terapi uzmanlarının rehberliğinde birçok hasta kısa sürede kendisini iyi hissederek mutlu bir cinsel yaşama sahip olabilirler. Bu nedenle vajinismus yaşayan ya da bu rahatsızlık ile ilgili belirtileri gösterdiğini fark eden kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurarak uygun tanı ve tedavi için uzman hekimlerden destek alması önerilir.

satır arası

194183

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.