Yüksek tansiyon veya diğer adıyla hipertansiyon, belirgin semptomları olmayan bir hastalık türüdür. Tedavi edilmediği takdirde ise kalp krizi ve felç gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Yapılan araştırmalar dünyadaki insanların üçte birinin yüksek tansiyona sahip olduğu ve birçoğunun bunun farkında olmadığını göstermiştir. Kan basıncının yüksek seyretmesi kısa vadede herhangi bir semptoma neden olmadığından özellikle de ileri yaş grubunda belirli zaman aralıklarıyla kontrol edilmelidir. Kan basıncı yani tansiyon, milimetre cıva cinsinden ifade edilir. Büyük olan sayı yani sistolik basınç kalbin vücuda kan pompalama kuvvetini, küçük olan sayı yani diyastolik basınç ise kan damarlarının kan akışına olan direncini ifade eder. Normal bireylerde yüksek tansiyon değerleri 140/90 mmHG ve üzeriyken, 80 yaş ve üzeri bireylerde bu 150/90 mmHG kabul edilir. Ancak bu değerler de kişiden kişiye değişebilir. Her ne kadar farklılıklar da olsa ideal tansiyon değerleri 90/60-120/80 mmHG aralığında seyreder. Bu nedenle kan basıncı bu aralıkların üzerinde olan bireyler hipertansiyon ihtimaline karşı bir uzmana gözükmelidir.

Yüksek tansiyon nedir?

Tansiyon kan basıncını ifade eder ve her bireyin kan basıncı farklı değerlere sahip olabilir. Bu nedenle hipertansiyon ile ilgili kesin değerler vermek doğru değildir. Ancak yapılan araştırmalar olağan tansiyon değerlerinin 120/80 mmHG'nin altında olması gerektiğini göstermiştir. Hipertansiyon, vücudu birçok yönden etkileyebilecek önemli bir hastalıktır. Kan basıncının yüksek olması kan damarlarına, kalbe, beyne, böbreklere, gözlere ve hatta diğer birçok organa fazladan yük bindirir. Yüksek tansiyonun tedavi edilmemesi damarlar üzerindeki bu yükün sürekliliği anlamına gelir ve ilerleyen süreçlerde hayatı tehdit eden ciddi problemlere yol açar. Kalp krizi, kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, damar hastalıkları, göz hastalıkları, beyin hastalıkları ve benzeri birçok hastalık yüksek tansiyondan kaynaklı olarak ortaya çıkabilir. Ancak yüksek tansiyon değerlerinin kontrol altına alınması bu hayati riskleri ciddi oranda azaltacaktır.

Yüksek tansiyon belirtileri nelerdir?

Hipertansiyon oldukça gizli ilerleyebilen ve ciddi sorunlarla aniden ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Bu nedenle hastalığın başlangıç evresinde herhangi bir belirtinin ortaya çıkmaması olağandır. Hatta birçok hasta farklı bir nedene yönelik olarak yapılan araştırmalar sırasında bunun farkına varır. Ancak pek çok hipertansiyon hastasında sıkça görülen bazı belirtiler mevcuttur. Hipertansiyon yoğun baş ağrılarına sebep olur. Bu ağrılar diğer ağrılardan farklı olarak enseden başlayıp başın üst kısmına doğru ilerleyen ağrılardır. Yine yüksek tansiyondan dolayı baş dönmeleri ortaya çıkabilir, bu durum bazen kusmalara da yol açar. Kan basıncı göze direkt olarak etki edeceğinden görme yetisinde kısıtlılıklar ve göz kararması da ortaya çıkabilir. Her zaman olmasa da burun kanaması da görülebilir. Geceleri uyanarak idrara çıkma ve normalden daha sık idrara çıkma problemi oluşabilir. Kronik halsizlik ve yorgunluğun yanı sıra nadir de olsa kollar ve bacaklarda şişlikler meydana gelir. Bu belirtilerin herhangi birinin veya birkaçının bir arada görüldüğü durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Hipertansiyon belirtileri ne kadar erken ortadan kaldırılırsa ileride oluşabilecek kalp ve damar hastalıkları ile felç (inme) durumlarının önüne geçilebilme oranı o kadar artar.

Yüksek tansiyon nedenleri nelerdir?

Yüksek tansiyonun nedenleri her zaman belirgin değildir, ancak bazı durumlar bu riski artırır. 65 yaşını aşmış bireyler doğal olarak risk altındadır, çünkü yaş ilerledikçe hipertansiyon gelişme riski artar. Genetik faktörler hipertansiyon gelişmesini tetikleyebilir. Eğer ailede daha önce yüksek tansiyon problemi yaşamış birisi varsa, ailenin diğer bireyleri de genetik olarak risk altındadır. Aşırı kilolu olmak, aşırı alkol tüketimi ve yetersiz uyku da yüksek tansiyon riskini artırır. Yani yüksek tansiyonun oluşumunda etkili olabilen birçok neden vardır. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarına sahip olmamak yüksek tansiyon riskini yükseltir. Bazı ilaçların da hipertansiyonu tetiklediği görülmüştür. Doğum kontrol hapları, steroidler, ibuprofen ve naproksen gibi bazı öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları bunlar arasındadır. Hatta bazı bitkisel ilaçlar, antidepresanlar ve bağımlılık yapıcı maddeler de yüksek tansiyonu tetikleyebilir, böyle durumlarda ilgili ilacı kullanmayı bırakmak çoğu zaman sorunu ortadan kaldıracaktır. Ek olarak böbrek hastalıkları gibi kronik hastalıklarda da hipertansiyon sorunu gözlenebildiğinden bu bireylerde de kan basıncı sürekli olarak takip edilmelidir.

Yüksek tansiyon tanısı nasıl konulur?

Yüksek tansiyonun teşhisindeki en önemli yöntem düzenli kontroldür. Yalnızca düzenli olarak kontrol edildiğinde hipertansiyon teşhisi erken dönemde koyulabilir. Genç yaştaki bireylerde 5 yılda bir hipertansiyon açısından değerlendirme yapılabilirken ileri yaşlı bireylerde ise çok daha sık aralıklarla bu kontroller gerçekleştirilmelidir. Eczanelerde ve sağlık birimlerinde, rutin kontrollerin yanı sıra kan basıncı kontrolü yapılabilir. Bunun yanında eve alınabilecek elektronik tansiyon cihazları ile de tansiyon kontrolü yapmak mümkündür. Haftada bir ya da yukarıda yazan belirtilerden herhangi birisi ortaya çıktığı zamanlarda tansiyon testi yapılabilir. Yapılan testler sonucunda sistolik kan basıncının 140 mmHG'den yüksek veya diyastolik kan basıncının 90 mmHG'den yüksek çıktığı durumlarda yüksek tansiyon teşhisi koyulur. Bu değerlerin üzerinde tespit edilen tansiyon durumunda gerekli tedaviye başlanmalıdır. Bazı hastalarda tuzsuz ve düşük sodyumlu diyet tansiyonun kontrol altına alınabilmesi açısından yeterlidir. Bazı hastalarda ise tansiyon düşürücü oral ilaçlardan yararlanılması gerekebilir. Hekim tarafından hipertansiyon teşhisi konulan hastalar tedavi planının içeriği hakkında bilgilendirilir.

Yüksek tansiyon tedavi yöntemleri nelerdir?

Yüksek tansiyonun en etkili tedavi yöntemi altta yatan nedeni ortadan kaldırmaktır. Bu nedenle eğer hastada başka bir hastalık var ise öncelikli olarak bunun tedavisi yoluna gidilir. Böbrek hastalıkları, yüksek tansiyonun en önemli nedenlerinden bir tanesidir. Bu hastalıklarda uygun tedavi planının ve gerekli ise diyaliz uygulamalarının yanında tansiyonun kontrol altına alınmasına yönelik tedaviler de verilebilir. Bunun dışında "Yüksek tansiyona ne iyi gelir?" sorusunun da birden çok cevabı vardır. Tuz vücutta tansiyonu yükseltici etki yapar. Bu nedenle hipertansiyon hastalarında yemeklerde kullanılan tuz miktarı azaltılmalı, basit şeker yerine bol bol meyve ve sebze tüketilmelidir. Belirli süreli diyetler yapmak yerine diyeti bir yaşam felsefesi haline getirip, düzenli beslenmeye özen göstermek gerekir. Günlük yaşamda bolca kullanılan beyaz un yerine tam tahıllı un, yine beyaz ekmek yerine kepekli veya tam tahıllı ekmekler tüketmek dengeli tansiyon için önemlidir. Çünkü aşırı kilo artışı birçok hastalığa davetiye çıkardığı gibi yüksek tansiyonu da tetikler. Alkol tüketiminin artması ve düzenli hale gelmesi yüksek tansiyon riskini artıracağından kaçınılması gereken davranışlardandır. Düzenli egzersiz yapmak da kan basıncını dengeler. Hekim tarafından reçetelendirilecek olan tansiyon düşürücü ilaçlar da hipertansiyon tedavisinde kullanılabilir. Görüldüğü üzere yüksek tansiyon birçok nedenden dolayı ortaya çıkabileceğinden tedavi yöntemi de birden fazladır. Bunlardan hangisinin uygun olduğu hekim tarafından yapılacak olan değerlendirmeler sonucunda kararlaştırılır.

Eğer siz de yüksek tansiyon değerlerine sahipseniz veya hipertansiyon hastasıysanız bir sağlık kuruluşuna başvurarak detaylı şekilde muayeneden geçebilir, olası hastalıklarınız ve güncel sağlık durumunuz hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz. Hekiminiz tarafından yapılacak olan muayene ve değerlendirmeler sonucunda önerilen tedavi planına uyum sağlayarak daha sağlıklı bir yaşam sürebilir, ileride karşı karşıya kalabileceğiniz daha ciddi sorunların önüne geçebilirsiniz.

Doç. Dr.
Yavuz Furuncuoğlu
İç Hastalıkları (Dahiliye)
BAU Medical Park Göztepe
28601

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.